| Orman bir kere tutuştuğunda, kibriti söndürmek bir işe yaramaz. | TED | ما إن تشتعل الغابة، لن ينجح الأمر لو أطفأت الكبريت. |
| Bu tür bir şeyin peşinden koşuyorsan, neden işe yaramasın ki? | Open Subtitles | أقصد إذا نظرت الى تلك الأشياء لما لا ينجح الأمر ؟ |
| Bu ayaklar Batılılarda işe yaramamıştı bu gece de işe yaramayacak. | Open Subtitles | لا تسير الأمور بتلك الطريقة في الغرب ولن ينجح الأمر الليلة |
| Yani, diyelim ki ikimizin ilişkisi Yürümedi ve Emma sana dönmeye karar verdi. | Open Subtitles | أقصد , لنفترض انه لن ينجح الأمر بيينا , واختارت أن ترجع لك |
| Tepedeki yüksek kayalardan atladı... ama işe yaramadı. | Open Subtitles | رمت نفسها من اعلى التل ولكن لم ينجح الأمر |
| Hiçbir şey işe yaramazsa, vücudun dört duyarlı bölgesine saldırın. | Open Subtitles | اذ لم ينجح الأمر, اذهبي الى الأربع مناطق الحساسه في الجسم |
| Hemen her daim işe yarar, sadece çabuk sonuç vermez. | Open Subtitles | ينجح الأمر دائما تقريبا، لكنه ليس بتلك السرعة. |
| Erkekler ve kadınlar arasındaki sorunları bilen birine benziyorsun ne kadar seyrek işe yaradığını. | Open Subtitles | يبدو أنك شخص تعرف الصعوبات بين الرجال والنساء ونادراً ما ينجح الأمر |
| - İşe yaramıyor. - Bunları bir kenara mı atacaksın? | Open Subtitles | ـ لم ينجح الأمر ـ تريدين رمي كل هذا ؟ |
| Programın sürmesi için, kasetlerin bütün şehir ve kasabalara ulaştırılması lazım. Çünkü programın aralıksız sürmesi lazım, yoksa bir işe yaramaz. | Open Subtitles | أعني نقل الأشرطه من مدينه إلى بحيث يتم البث بصورة متواصلة طوال الوقت وإلا لن ينجح الأمر |
| Çatal gözde olmadan işe yarayacağını düşünüyor musun? | Open Subtitles | هل ممكن أن ينجح الأمر دون وضع الشوكة في عينه؟ |
| Kesinlikle harikasın. Her şeyi denedim ama hiçbiri işe yaramadı. | Open Subtitles | إنك مُذهل في هذا فلقد حاولت كل شيء ولم ينجح الأمر |
| Yürümedi. Yollamak zorunda kaldık. İşleri batırdı. | Open Subtitles | لم ينجح الأمر بالنهاية طردناه، كان سيئاً |
| Onu en iyi arkadaşı için terk ettim. Sonra da ilişkim Yürümedi. | Open Subtitles | لقد هجرتها مع أعز صديقاتها ولكن لم ينجح الأمر |
| Ama şimdiye kadar işe yaramadı. Kızlar çok akıllı. | Open Subtitles | لكن لم ينجح الأمر بعد الفتيات ذكيات جداً |
| Tamam, iyi. Ama işe yaramazsa beni suçlama. | Open Subtitles | جيّد، لكن لا تلقِ اللوم عليّ إن لم ينجح الأمر. |
| Hiçbir şey işe yaramazsa, vücudun dört duyarlı bölgesine saldırın. | Open Subtitles | اذ لم ينجح الأمر, اذهبي الى الأربع مناطق الحساسه في الجسم فقط تذكري الغناء |
| Umarım işe yarar, Walter. Buradan çıkmak için çok yol denedim. | Open Subtitles | آمل أن ينجح الأمر "والتر"، جرّبت طرائق كثيرة للخروج من هنا |
| Bunun işe yaraması için bu insanlar olduğunuza inanmalısınız. | Open Subtitles | لكي ينجح الأمر يجب أن تصدقوا أنكم هؤلاء الناس |
| Geçen sefer işler pek yolunda gitmedi. Ama artık işleri rayına koydum. | Open Subtitles | لم ينجح الأمر المرة الماضية ما أقصده هو أنني بحالة جيدة الآن |
| İşler yolunda gitmezse, çıkmaya başlamadığınız zamana geri dönerdin. | Open Subtitles | إذا لم ينجح الأمر يمكنك العودة إلى حيث بدأت بالخروج معه. |
| Başkasını bulmaya çalışacaksın bu işe yaramayacak ve işe yaramamalı da! | Open Subtitles | سوف تحاول ان تجد شخصا أخر فحسب و لن ينجح الأمر و لا يجب ان ينجح |