| İç kanaması var gibi görünüyor. | Open Subtitles | هل سيموت ؟ يبدو أنه ينزف من الداخل |
| Bir yerlerde kanaması var ama ana toplardamarda değil. | Open Subtitles | تباً ، إنه ينزف من مكان ما غير ظاهر |
| Kılıç kalbine değmiş. İç kanaması var. | Open Subtitles | النصل لمس قلبه إنه ينزف من الداخل |
| - Ama o vurulmamış. Ağız ve burnundan kan geliyormuş. Adli Tıp ekipleri de olay yerinde kahvesine test yapmış. | Open Subtitles | لقد كان ينزف من أنفه و فمه لذا قام الأطباء الشرعيون بفحص قهوته |
| Tanıklara göre düşmeden önce gözlerinden kan geliyormuş. | Open Subtitles | ثم انهار على الأرض هنا. ويقول شهود انه كان ينزف من عينيه قبل أن يقع . |
| Nasıl oldu bilmiyorum ama burnu kanıyor. | Open Subtitles | لا أعرف كيف، لكنه كان ينزف من أنفه وهو ما يزال بالمبنى. |
| Hayır. Çok uzun! Midesinde kanaması var. | Open Subtitles | لا، هذا طويل جدا إنه ينزف من معدته |
| Ön lobunda kanaması var. | Open Subtitles | وهو ينزف من مقدمة دماغه |
| Burada da kanaması var. | Open Subtitles | إنّه ينزف من هنا كذلك |
| Hepimizin kanaması var ama içten. | Open Subtitles | جميعنا ينزف من الداخل |
| Kulaklarından kan geliyormuş. | Open Subtitles | إنه ينزف من أذنه |
| Geçici iskemik atak, perikart kalınlaşması şimdi de ağzından ve burnundan kanıyor. | Open Subtitles | نوبة نقص أكسجين عابرة تضخم لأغشية القلب و الآن بدأ ينزف من أنفه و فمه |
| Görünüşüne bakılırsa her tarafı kanıyor. | Open Subtitles | من المنظر يبدو انه ينزف من جميع الأماكن. |
| Sonny Liston yaralandı. Gözü kanıyor. | Open Subtitles | . "لقد أصيب "سونى ليستن إنه ينزف من عينه |