| - Kahretsin. - Bir gün hayatını kurtarabilir. | Open Subtitles | ـ سحقًا ـ يمكن أن ينقذ حياتك في يومًا ما |
| - hayatını kurtarabilir. - Ticari konuyorsun gibi. | Open Subtitles | انة يمكن أن ينقذ حياتك - تبدو مثل إعلان تجاري - |
| İşaret fişeği hayatını kurtarabilir. | Open Subtitles | عصا الاسخان يستيطع ان ينقذ حياتك |
| Sana hayatını kurtaracak birşey söyleyebilirim. | Open Subtitles | يمكنني إخبارك بشيء قد ينقذ حياتك |
| Hayatını kurtarmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا أحاول أن ينقذ حياتك. |
| Eğer ölmekte olan bu gezegenimiz senin hayatını kurtarabilirse,oğlum, biz boşyere ölmedik. | Open Subtitles | هذا لو كان كوكبنا المحتضر بأمكانه ان ينقذ حياتك يا بنى فلن يكون موتنا دون جدوى |
| Nadiren de olsa beklemediğin birisi sana hayatını kurtarabilirsin diyebilir. | Open Subtitles | يحدث أن شخصاً غير متوقع يخبرك شيئاً قد ينقذ حياتك |
| hayatını kurtarıyor. | Open Subtitles | إنه ينقذ حياتك |
| "İşaret fişeği hayatını kurtarabilir" dedim. | Open Subtitles | انا قلت "عصا الاسخان يستيطع ان ينقذ حياتك" |
| Bunu unutma. Bir gün hayatını kurtarabilir. | Open Subtitles | تذكر ذلك، فقد ينقذ حياتك في يوم ما |
| Bu ilacı al. hayatını kurtarabilir. | Open Subtitles | خذ هذا الدواء، يمكن أن ينقذ حياتك |
| Dinleyen biri varsa hayatını kurtarabilir. | Open Subtitles | و إذا كان أحد يسمع, فقد ينقذ حياتك |
| Bu, belki de bir gün hayatını kurtarabilir. | Open Subtitles | هذا قد ينقذ حياتك يوماً ما |
| hayatını kurtaracak ilacı geliştirmeye çalışıyor. | Open Subtitles | يطوّر علاجاً مِن شأنه أن ينقذ حياتك. |
| Bu mataradaki su Düş Gölgesi'nin zehrini durduracak ve hayatını kurtaracak. | Open Subtitles | في هذه القارورة ماء سيوقف "ظلال الأحلام" و ينقذ حياتك |
| - Hayatını kurtarmaya çalışacak. | Open Subtitles | - سيحاول ان ينقذ حياتك - |
| Ayrıca nadiren de olsa beklemediğin birisi sana hayatını kurtarabilirsin diyebilir. | Open Subtitles | و مرة كل فتره شخصٌ غير متوقع يخبرك شيئاً قد ينقذ حياتك |