| Aşçılığımla alay ettiğini biliyorum. Ne kadar konuştuğunu merak ediyorum. | Open Subtitles | أنا أعلم أنه يهزأ من طبخي أريد ان أعلم كم يسخرون مني بغيابي |
| Bu ülkeye alay edlildiğini görmek için kaçak gelmedim. | Open Subtitles | لم أدخل هذا البلد بشكل غير قانونى لاْشاهد أحداً يهزأ به |
| Sakatlarla alay eden ve körlüğün suratına osuran. | Open Subtitles | الذي يهزأ بالعاجزين ويخرج الريح فى وجه العميان |
| Bir sübyanın karşıma geçip benimle alay etmesine izin vermem! alay mı ediyorsun? | Open Subtitles | لن أسمح لفتىً فاسق أن يأتي و يهزأ بي |
| Bizimle nasıl alay ettiğini görmedin mi? | Open Subtitles | ألم تر كيف يهزأ بنا ؟ |
| Kendisi ve... diğerleriyle alay ediyor. | Open Subtitles | - انه يهزأ من نفسه و من الناس - |
| Robert, Ray benim aşçılığımla ne kadar alay ediyor? | Open Subtitles | روبرت كم يهزأ راي من طبخي ؟ |
| Bayan Morland, inanıyorum ki şimdi de siz benimle alay ediyorsunuz. | Open Subtitles | آنسة (مورلاند) أعتقد أنه أنتِ من يقوم يهزأ بي الآن |
| Fakirlerin aski ile alay eder. | Open Subtitles | يهزأ من حب الفقراء |
| alay edilmekten zevk mi alıyorsun? | Open Subtitles | هل تستمتع أن يهزأ بك؟ |
| Sanki kızla alay ediyor gibi. | Open Subtitles | إنني أكاد أشعر أنه يهزأ بها. |
| - Diyorum ki, olsaydı bile Kevin'in, vajinandan dolayı seninle alay etmesi doğru olmazdı. | Open Subtitles | أنا أقول حتى لو كنت كذلك، فيجب ألا يهزأ (كيفين) بذلك |
| Ya da bizimle alay ediyor. | Open Subtitles | أو أنه... يهزأ بنا نحن. |
| Nasıl da alay ediyor bizimle, Catherine. | Open Subtitles | (إنه يهزأ بنا يا (كاثرين |