| Şehirden çıkana kadar başını eğ. | Open Subtitles | يجب أن تخفضى رأسك لأسفل حتى نخرج من المدينه |
| Şehirden çıkana kadar başını eğ. | Open Subtitles | يجب أن تخفضى رأسك لأسفل حتى نخرج من المدينه |
| Orada birilerini boyunduruk altına alırsın ve ceplerindeki bütün paraları çıkana kadar sarsarsın. | Open Subtitles | أنه حيث تضع شخصاً في مسكة رأس وتهزهم حتى تخرج أموالهم من جيوبهم |
| Sadece annesi rehabilitasyondan çıkana kadar bakıyorum ona. | Open Subtitles | أنا أعتني بها فقط حتى تخرج والدتها من المركز التأهيلي |
| Ben dışarı çıkana kadar para bagajda kalsın. | Open Subtitles | يبقى المال فى حقيبة السيارة حتى أخرج فهمتم ؟ |
| Eğer onunla hapse giremezsem aziz peder çıkana kadar hapsin kapısında beklerim. | Open Subtitles | إن لم أستطع دخول السجن معه سأقف عند بوابة السجن حتى يخرج |
| Yeni yıl arefesinde mahsul raporu çıkana kadar. | Open Subtitles | حتى نحصل على تقارير المحاصيل عشية عيد الميلاد, ما رأيك؟ |
| çıkana kadar dayanabilirsen, oraya gidebilirsin. | Open Subtitles | لا، يمكنك استخدام هذا إذا استطعتي التحمل حتى نخرج من هنا. |
| O zaman tutuklanmalısınız ! Bu, sağsalim dışarı çıkana kadar bekleyebilir mi ? | Open Subtitles | أنت يجب أن تقبض عليهم هل يمكن أن ننتظر حتى نخرج من هنا بسلام ؟ |
| Mağazadan çıkana kadar ellerini cebine koyma. | Open Subtitles | لا تضع يدك في جيب المعطف حتى تخرج من المحل |
| Mağazadan çıkana kadar ellerini cebine koyma. | Open Subtitles | لا تضع يدك في جيب المعطف حتى تخرج من المحل لم لا ؟ |
| Bu yüzden ben elbise kabininden çıkana kadar sen hiçbir şey yapmayacaksın. | Open Subtitles | لهذا أنت لن تتحرك حتى أخرج من حجرة القياس |
| Ben virüsü alıp oradan çıkana kadar kimse bir yere kımıldamıyor. | Open Subtitles | لن يتحرك أحد حتى أخرج من المكان بالفيروس |
| çıkana kadar ilişkimizle ilgili karar vermeyeceğimi söylemiştim ama çoktan kararımı verdim. | Open Subtitles | أخبرته أني لن اتخذ قرار حول علاقتنا حتى يخرج لكنّي قد قرّرت |
| Geri kalan millet, kahrolası beyinlerinizi masalarınıza vurun taa ki kullanışlı bir şey çıkana kadar. | Open Subtitles | الباقي منكم أيها الناس ألصقوا أدمغتكم ضد مناضدك حتى يخرج الشيء المفيد. |
| Çocuklar, onları yola çıkana kadar saklayalım, tamam mı? | Open Subtitles | نعم ، مجرد ابقاء عليهم حتى نحصل على الطريق ، حسنا؟ هذا أيضا |
| Her iki taraf da görüşme için yola çıkana kadar örtbas et. | Open Subtitles | لنبق الامر سر حتى يغادر الطرفان الى الدنمارك للتفاوض |
| Jüri çıkana kadar herkes yerinde kalsın. | Open Subtitles | كل شخص يبقى جالساً حتى تغادر هيئة المحلفين |
| O hapisten çıkana kadar, senden önce birlikte olduğun tek adam oydu. | Open Subtitles | حتى خرج من السجن و هو كان اخر رجل كنت معه قبلك |
| Sanırım sonuçlar çıkana kadar onun hastanede kalması daha iyi olur onun için. | Open Subtitles | أعتقد بأنه من الجيد لها أن تبقى في المشفى حتى ظهور النتائج |
| Herkes o bankadan sağ salim çıkana kadar buradayım. | Open Subtitles | أنوي البقاء هنا حتّى يخرج الجميع من المصرف سالمين |
| O ameliyattan çıkana kadar burada beklememizin bir sakıncası var mı? Hayır. | Open Subtitles | أتمانعون لو بقينا هنا ننتظرها لحين خروجها من غرفة العمليّات؟ |
| Bu dava mahkemeye çıkana kadar, büzülmüş bir kafaya dönüşecek. | Open Subtitles | ببلوغ هذه القضية إلى المحاكمة لن يعدو أكثر من مجرد رأس صغير. |
| Bağırsakları diş macunu tüpü gibi götünden çıkana kadar ezildi. | Open Subtitles | يُهْرَس حتى خرجت أحشائه من مؤخرته مثل أنبوب معجون الأسنان |
| San Francisco gişesinden bilet almak için ortaya çıkana kadar geçen | Open Subtitles | لم يكن على الخريطة لـ3 ايام حتى ظهر في سان فرانسيسكو |
| Onlar çıkana kadar güvende olmayacaktık. | Open Subtitles | أقول لك، لن نكون آمنين حتى يخرجوا للخارج. |