| Çok iyi çalıyormuş gibi geliyor ama sadece caz çaldığı için tam anlamıyoruz. | Open Subtitles | جميعنا نظنه رائعًا، لكنه لا يعزف غير الجاز، لذا لا يمكننا أن نتأكد. |
| Sanki piyano çalıyormuş gibi hareket ediyorlardı ya da tesbih çekiyormuş gibi. | Open Subtitles | كانتا تتحركا, وكأنه يعزف على البيانو او يعد على سبحة |
| Jeff lisede trombon çalıyormuş. | Open Subtitles | جيف كان يعزف على الترومبون عندما كان في المدرسة الثانوية |
| Çetesi araba da çalıyormuş. | Open Subtitles | هناك مجموعة منهم. كانوا يسرقون السيارات أيضاً. |
| İşçilerinin emeklilik fonundan çalıyormuş. | Open Subtitles | لقد كان يسرق من صندوق معاشات مُوظفينه. |
| Cinayet kurbanımızın asistanı alıcısını ele vermiş. Son bir aydır, hastaneden ufak miktarlarda çalıyormuş. | Open Subtitles | مساعدة ضحيّتكِ المقتول قدّمت لنا المشتري كانت تسرقة كميات قليلة من المستشفى |
| Haklıymışsın. Kasadan para çalıyormuş. | Open Subtitles | كنت محقاً، كانت تسرق من درج النقود |
| Tek faaliyeti bandoymuş. Flüt çalıyormuş. | Open Subtitles | نشاطها الوحيد كان في فرقة غنائية لقد كانت تعزف علي الناي |
| Heckles bando takımında klarnet çalıyormuş. Ben de klarnet çalardım. | Open Subtitles | كان "هيكلز" يعزف الكلارينت في، و أنا كذلك. |
| Geçici işlerde çalıştığını söyledi. Bazen barlarda gitar falan çalıyormuş. | Open Subtitles | لقد قال أنه يعزف الغيتار في الحانة |
| Genç adam da senin gibi piyano çalıyormuş. | Open Subtitles | الصغير يعزف البيانو مثلك تماماً |
| O halde, şimdi sözü harika Itzhak Perlman'a vermek istiyorum Az önce öğrendiğime göre keman çalıyormuş. | Open Subtitles | لذا دعوني أسلم الكلام لـ(أيتزاك بيرلمان) العظيم والذي يعزف الكمان كما قيل للتو |
| Kızlara gitar çalıyormuş. | Open Subtitles | للفتيات بالجيتار يعزف |
| Oğlu çello çalıyormuş. | Open Subtitles | -كلا طفله يعزف على الكَمان، لديه مقطوعة |
| Patronun ve fedaileri top çikolata malzemeleri çalıyormuş. Ne biliyorsun? | Open Subtitles | لقد سمعت أن رئيسك جعل الحمقي خاصته يسرقون مكونات الكعكة، ماذا تعرف؟ |
| Araba çalıyormuş onlar. | Open Subtitles | سمعت أنهم يسرقون السيارات |
| - Bu orospu çoçuğu yiyecek çalıyormuş. | Open Subtitles | هذا الوغـ .. كان يسرق هذا ما حدث |
| Komşularından çalıyormuş. | Open Subtitles | لقد كان يسرق من الحي |
| Cinayet kurbanınızın asistanı alıcısından vazgeçmiş. Son bir aydır, hastaneden ufak miktarlarda çalıyormuş. | Open Subtitles | مساعدة ضحيّتكِ المقتول قدّمت لنا المشتري كانت تسرقة كميات قليلة من المستشفى |
| Süngerleri o çalıyormuş. Biliyordum. | Open Subtitles | كانت تسرق الإسفنج بالفعل، عرفت ذلك |
| Gitar çalıyormuş. Bitter çikolatayı,.. | Open Subtitles | كانت تعزف على الغيتار، وتحب الشوكولاتة السوداء |