| Ama o zaman siktiğim kelleni koparıp şekerlik olarak kullanmaktan başka çarem kalmayacak. | Open Subtitles | لكن حينها لن يكون لدي خيار سوى أن أقتلع رأسك اللعين |
| İkimiz de biliyoruz ki Avusturya Hükümeti uyarılarımıza itibar etmezse başka çarem kalmayacak. | Open Subtitles | كلانا يعلم بأنّه في حال لم تحترم السلطات النمساويّة المهلة التّي ذكرتها... لن يكون لدي خيار... |
| İkimiz de biliyoruz ki Avusturya Hükümeti uyarılarımıza itibar etmezse başka çarem kalmayacak. | Open Subtitles | كلانا يعلم بأنّه في حال لم تحترم السلطات النمساويّة المهلة التّي ذكرتها... لن يكون لدي خيار... |
| Portekizin teklifini kabul etmekten başka çarem kalmayacak. | Open Subtitles | إذا لن يكون لدي خيار سوى قبول عرض "البرتغال" |