| 30 yıl polislik yaptım. çavuşa gidip şöyle dediğimi gördün mü: | Open Subtitles | خلال 30 سنة من عملي كشرطي، هل تعتقد أني سأقول للرقيب |
| Bu adamları yakalamak, çavuşa ne olduğunu bulmamızdan bizi uzaklaştırır. | Open Subtitles | القبض على هؤلاء الاشخاص لن يحقق لنا أي تقدم لمعرفة ما حدث للرقيب |
| Bir çavuşa emir veremeyeceğini mi söylüyorsun? | Open Subtitles | هل تعني بأنّك لا تستطيع إعطاء أمراً مباشراً للرقيب ؟ |
| çavuşa söyle: Çocukların babasını ve bir ekip arabasını buraya yollasın. | Open Subtitles | أخبر العريف أن يحضر سيارة الفرقة و والد الأطفال إلى هنا |
| çavuşa bir dakika demiştin, o iki dakika dedi, ...ama on dakika oldu. | Open Subtitles | ..قلت لذلك العريف دقيقة واحدة و قال اثنان و الآن مضت عشر دقائق |
| Hemşire Mann, lütfen çavuşa koğuşuna kadar eşlik edin. | Open Subtitles | ايتها الممرضة مان اصطحبي السيرجنت الي غرفتة |
| O dudak süpürgesiyle süpürülmeye bayılırım. Onlara çavuşa attığımız mesajdan da bahset. | Open Subtitles | سأحب أن يتم أجتياحي من قبل هذه الشفة التي كالمكنسة و أخبرهم عن الرسالة التي أرسلناها للرقيب |
| Odaya girmeden çavuşa bırakmıştım. | Open Subtitles | لقد أريته للرقيب المناوب |
| Ben çavuşa geçen akşamki küçük partimizi açıkladım. | Open Subtitles | لذا، وضحت للرقيب ...عن ...حفلتنا الصغيرة الليلة الفارطة أفاتاري) ؟ ) |
| çavuşa kahve ver. | Open Subtitles | القهوة للرقيب |
| - Oradan bir cip geliyor. - çavuşa haber versek iyi olur. | Open Subtitles | هناك سيارة جيب قادمة - اجل سيدي العريف - |
| çavuşa odasını gösterir misin? | Open Subtitles | اصطحبي العريف إلى غرفته، حسن؟ |
| Willow, çavuşa yemek salonunu göster. | Open Subtitles | ويلو)، اصطحبي العريف) إلى غرفة الطعـام شكراً لك |
| Broome, çavuşa nazik bir şekilde çıkışı gösterir misin? | Open Subtitles | بروم)، هل تتكرم) بإرشاد العريف إلى الطريق؟ |
| İngiltere'nin dışına çıktığımızda çavuşa sigaraları çıkarıp vermesini söyledim, | Open Subtitles | - نعم - تعرف عندما كنّا نبحر بالسفينه خارج انجلترا كان السيرجنت المسئول عن الإمداد يقدم لى صناديق من السجائر |