| Bu herkes için yaptığım birşey değil. Hayır, çoğu kez insanların gerçekte senin kim olduğunu görmelerine de izin vermiyorsun. | Open Subtitles | لا، أنت غالباً لا تدع الناس يعرفون حقيقتك أيضاً |
| Eminim büyük oranda bir fırça çekme olayı olur... ama bence çoğu kez ayılar aktif olur. | Open Subtitles | أنا متأكد انه هناك أمر ميزة في التحرك ذهاباً وجيئة لكنني اظن انه على الارجح ان الدببة غالباً لا يكونون بالاعلى |
| Ve bir de, üretilen tuzlu su çoğu kez denize geri pompalanır. | TED | كما أن الأجاج الناتج غالباً ما تتم فقط إعادة ضخه إلى البحر. |
| Finans, ekonomi, siyaset ve toplumla ilgili fikirleri insanlar çoğu kez şahsi ideolojileri yüzünden çarpıtıyor. | TED | الأفكار المتعلقة بالمالية، والاقتصاد، والسياسة، و المجتمع، غالباً ما يتم تلويثها من قبل أيديولوجيات الناس الخاصة. |
| Dağınık, karmaşık, çoğu kez de yetersiz. | TED | إنها فوضوية ومعقدة، وغير فعّالة في معظم الأحيان. |
| Ama çoğu kez, ne olduklarını bile bilmeden bu hükümlerin içinde hapsoluruz. Bu bir paradigmadır. | Open Subtitles | و لكننا محبوسون ضمن هذه الأحكام حتى بدون معرفة ذلك في معظم الأحيان. |
| Bu nedenle çoğu kez ilk geleni kabul ederler. | TED | بحيث تأخذ أول واحد التي تأتي جنبا إلى جنب، في أغلب الأحيان. |
| Fazilet çoğu kez sıradan insanlar içindir... | Open Subtitles | المزيّة تُوْجَدُ في أغلب الأحيان بين المتواضعينِ. |
| Mermiyi çoğu kez, pıhtılaşmış kan ve beyin dokusu içinde bulursun. | Open Subtitles | فى كثير من الاحيان,تجد الرصاصة ملتصقةبالعقلوبخلاياالدمالمتجلطة. |
| çoğu kez, acılarını dindirebileceğimizi düşünerek bu yerlerin yeniden yapılandırılmasında acele ediyoruz. | TED | غالبًا ما نندفع لإعادة صنع هذه الأماكن، مفكرين أنه من الممكن تخفيف آلامهم. |
| İnsanlar çoğu kez ne söylediklerini bilmezler. | Open Subtitles | الناس غالباً لا يعرفوا ما يتحدثون عن |
| Örneğin, eğitim yatırımları çoğu kez tamamen etkisizdir. | TED | مثلاً، غالباً ما تكون استثمارات التعليم بلا نتيجة. |
| Çocuklar, hayatta çoğu kez onunla yaşamaya hazırlıklı olmadığımız kararlar veririz. | Open Subtitles | يا أطفال، غالباً ما يحدث في الحياة أن نقوم بقرارات غير مستعدين للتعايش معها |
| "Melezler, atalarıyla aynı özellikleri paylaşmayabilirler ve çoğu kez görüntülerini farklı sunarlar." | Open Subtitles | و في معظم الأحيان تظهر بصفات جسدية مختلفة |
| çoğu kez çok ileri gitmek. Sadece-şeyler icat etti. | Open Subtitles | في معظم الأحيان يتجاوزون حدودهم |
| çoğu kez eş zamanlı olarak. | Open Subtitles | فى أغلب الأحيان يحدث هذا بشكل آنى عاجز عن الخطاب, إنهم يتعلمون الإتصال |
| çoğu kez aralarından biri yok olana kadar, her iki türün birbirinden yararlandığını farketmiyoruz. | Open Subtitles | أدركنا في أغلب الأحيان كيف كلّ نوع يستفيدون من بعضهم البعض حتى أحدهم إختفى |
| Doğru ama çoğu kez teknolojiye yönelik en büyük eleştiriler,.. | Open Subtitles | هذا صحيح، لكن فى كثير من الاحيان اكبر المنتقديين للتكنولوجيا ....... |
| Bu kaynakları stüdyo katında tuttu ve çoğu kez aynı anda birden fazla projede çalıştı. | TED | كان يحتفظ بهذه المصادر مفتوحة على أرضية مرسمه، وكان غالبًا ما يعمل على عدة مشاريع في الوقت نفسه. |