| Öyleyse bu senin için çok önemli bir hafta, öyle değil mi? | Open Subtitles | حسناً إذن .. فهذا أسبوع مهم جداً بالنسبة لك ، أليس كذلك؟ |
| Beni bu adaya çok önemli bir şey için getirdiğini söylemiştin. | Open Subtitles | لقد أخبرتني أنك أحضرتني هنا إلى الجزيرة للقيام بأمر مهم جداً. |
| Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var. | TED | ذلك الإحساس أن لا أحد يستمع لي مهم جدا في علاقاتنا مع التكنولوجيا. |
| Öyleyse bence diğerlerinin de çok önemli bir annesi olmalı. | Open Subtitles | نعم اعتقد كل الاخرين يجب ان يحظوا بأم مهمة جدا |
| Bir konferanstayım, ama aynı zamanda hayvanat bahçesinde çok önemli bir deneyin ortasındayım. | Open Subtitles | أنا في مؤتمر ولكني أيضاً في منتصف تجربة مهمة جداً في الحديقة .. |
| Bu çok önemli bir görev, o yüzden sadece sana güvenebilirim. | Open Subtitles | إنها مهمة في غاية الأهمية و لا أستطيع اِئْتِمَان غيركِ عليها |
| Kulağa ilginç geliyor... fakat birazdan çok önemli bir konferansa katılacağım. | Open Subtitles | كل هذا يبدو مشوقاً ولكن للأسف عندي مؤتمر هاتفي بالغ الأهمية في غضون دقائق. |
| Erkeklerden bahsetmişken, vermem gereken çok önemli bir karar var. | Open Subtitles | اتعلمين, بالحديث عن الفتيان لدي قرار مهم جداً لأقوم به |
| Profesyoneller, farkındayım ki bir oda dolusu profesyonele konuşuyorum ve bu çok önemli bir yere sahip | TED | أنا واعية أني أتحدث إلى التحدث في غرفة مليئة بالمختصين لديهم مكان مهم جداً |
| Ve tipografi müfredatın çok önemli bir kısmı ve öğrencilerimize ilham için kendi içlerine bakmalarını teşvik ediyoruz | TED | والطبوغرافية هي جزء مهم جداً من المناهج الدراسية ونحن نشجع طلابنا على العثور على المحفّزات بداخلهم. |
| İnternetin çeşitliliğini düşünün, internete her türlü veriyi koyabilmeniz gerçekten çok önemli bir şeydir. | TED | فكروا في تنوّع الشبكة، إنه شيء مهم جداً حقيقة ذلك أن الشبكة تسمح لك بوضع جميع أنواع البيانات هناك. |
| Bak Leopold, Jansen Foods benim şirketim için çok önemli bir müşteri. | Open Subtitles | ليوبلد ليوبلد أطعمة جانيس حساب مهم جدا لشركتى اذا لم تعد للداخل |
| Mükemmel! Hemen başlaması gerek. çok önemli bir çay partisine geç kaldım. | Open Subtitles | جيد , أريدها أن تبدأ فوراً لأني تأخرت عن موعد مهم جدا. |
| Ve benim hayatımda çok önemli bir kişi, çünkü bana MIT'den ayrılıp sanat okuluna gitmemi söyleyen oydu. | TED | و كانت مهمة جدا في حياتي، هي من قالت لي أن أترك المعهد و ألتحق بمدرسة للفنون. |
| Geldiklerinde öğreneceğiz. çok önemli bir bilgi olabilir. | Open Subtitles | سنكتشف الأمر عندما يصلوا من الممكن أن تكون مهمة جدا |
| Üzgünüm ama yolcularımız hakkında bilgi veremiyoruz. Madam, onlara çok önemli bir şey söylemem lazım. | Open Subtitles | سيدتي، هناك رسالة مهمة جداً علي تسليمها لهم، أرجوكِ |
| Bugün hepinizi, çok önemli bir şey söylemek için topladım burada. | Open Subtitles | والآن قد أحضرناكم جميعًا هنا اليوم لنخبركم شيئًا في غاية الأهمية |
| Ringaların yumurtlamaları, sahildeki pek çok hayvanın yaşamları için çok önemli bir olaydır. | Open Subtitles | موسم تبويض الرنجة هو حدث بالغ الأهمية في حياة العديد من الحيوانات علي طول الساحل |
| Eğer onu hemen bulamazsam çok önemli bir konferansı kaçıracak. | Open Subtitles | إاذا لم أتمكن من إيجادة قريبا سيفقد مؤتمر هام جدا |
| Bir dakika durup bunu düşünelim, çünkü bu çok önemli bir nokta. | TED | دعونا نتوقف ونفكر في هذا لمدة دقيقة، لأنها نقطة هامة جدا. |
| Şimdi, içki kaçakçılığına gelince doğudan benim arkamda çok önemli bir adam var. | Open Subtitles | لكنني أعترف بتهريب المسكرات أنا أعمل مع رجل مهم للغاية في المنطقة الشرقية |
| Demek ki deliler treninin biletçiliği için çok önemli bir iş görüşmesi var. | Open Subtitles | حسناً، من الواضح ان لديه مقابلة عمل مهمة للغاية لوظيفة قائد قطار المختلين |
| Stanley McChrystal: Bence Rick çok önemli bir şey söyledi. | TED | ستانلي ماكريستال : أعتقد أن ريك قال شيئا مهما جدا. |
| Fakat daha sonra, 19. yüzyılın ortalarında, atomların gerçek olup olmadığı, birden bire çok önemli bir soru haline geldi. | Open Subtitles | لكن في منتصف القرن التاسع عشر هل الذرة حقيقة أم لا ؟ أصبح فجأة سؤالاً ذو أهمية كبيرة |
| Shannon, çok önemli bir şey yapmak için hazır olmalısın. | Open Subtitles | شانون, يجب أن تكونى مستعدة لفعل شيئ هام للغاية, حسنا؟ |
| Bu çok önemli bir konu. Bugün bakireyim ve yarın artık olmayacağım, | Open Subtitles | إنّها لأمر مهمّ, اليوم أن عذراء وغداً لن أكون كذلك. |
| Şansölye bana çok önemli bir görev verdi. | Open Subtitles | لقد منحني المستشار مهمة . في غاية الاهمية |