| Kusuruz bir sonuç gerçek olamayacak kadar doğru görünüyorsa muhtemelen öyledir. | TED | وإذا كان النتيجة مثالية أكثر مما ينبغي، فهي على الأرجح كذلك. |
| Kimse bilerek bencil olmak istemez ama aslında herkes öyledir. | Open Subtitles | لا أحد يريد أن يكون أنانياً و لكن كلنا كذلك |
| Bu, her genin, dört katı olduğu anlamına gelmez, bazıları öyledir bazıları üç kez, bazıları iki kez, kimisi de bir kez vardır. | Open Subtitles | هذا لا يعني أن كل جين موجود 4 مرات بعضها كذلك و بعضها موجود 3 مرات و بعضها مرتان و بعضها مرة واحدة |
| Belki de öyledir ama burada başka bir şeyden bahsediyoruz. | Open Subtitles | ربما هي كذلك ولكننا الآن نعقد إتفاق عن أمر آخر |
| Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi. | Open Subtitles | إنها كذلك, يا سيدتى العزيزة, و كان الصيد سوطاً لجميع العواطف الاُخرى |
| Belki de öyledir ama dene ve gitmiş olduğumda fark et yokluğumda oluşacak boşluğun ne kadar küçük olduğunu. | Open Subtitles | ربما يكون كذلك لكن انظر بنفسك مدى ضآلة ما أعنيه لك وكم سيكون الفراغ تافهًا عندما أغادر الآن |
| Tabii öyledir patron. Tersini düşünseydim 50 isterdim. | Open Subtitles | بالطبع هي كذلك يا سيدي لو علمت غير ذلك كنت طلبت خمسين جنيها |
| Kur yaparken herkes öyledir. Doğal bir şey. | Open Subtitles | كل شخص يكون كذلك فى فترة التعارف انه امر طبيعى |
| - Çok dost canlısı bir beyefendi olsa gerek. - Evet, öyledir. | Open Subtitles | ـ لابد أنه رجل فى غاية اللطف ـ هو كذلك بالفعل |
| Eminim öyledir. Başka türlü, HK madalyasını niye versinler? ! | Open Subtitles | انا متأكد انة كذلك , ماعدا انك لم تستلم الوسام الجوى |
| Eminim öyledir, fakat benim söyleyebileceğim birşey yok. | Open Subtitles | وانا اعتقد انكَ كذلك ولكن لا يوجد ما اخبركَ بهِ |
| Hayır, sadece diyorum ki belki öyledir ve bunun farkında değildir. Kesinlikle değil, tamam mı? | Open Subtitles | أنا اقول فقط ربما يكون كذلك وربما لا يعلم أنه كذلك |
| Eminim öyledir. | Open Subtitles | متأكدة أنه كان كذلك أتعلمين,رجالي يطابقون الاسم مع الوجه |
| - Lex bunu kolaymış gibi gösteriyor. - Belki de öyledir. | Open Subtitles | حسناً ليكس يجعل الأمر يبدو سهلاً - ربما هو كذلك - |
| - Adalet günah değildir peder. - Hayır, ama intikam öyledir. | Open Subtitles | العدالة ليست خطيئة يا أبتاه ـ لا ولكن الثأر كذلك |
| Çok daha az gibi görünüyor. Hep öyledir. Üzgünüm. | Open Subtitles | يبدو اقل مما ظننت دائما الأمر كذلك دائما كذلك الأمر |
| Biri almak istiyorsa öyledir. | Open Subtitles | إذا كان هناك أحد يريد أن يبيعها فهي كذلك |
| Eminim öyledir. 30 dakikaya görüşürüz. | Open Subtitles | انا متأكد أنك كذلك سوف أراك خلال 30 دقيقة |
| öyle diyorsan öyledir. - öyle ozaman tamam o zaman - tamam | Open Subtitles | هو خطأ إذا قلت كذلك إذا ً هو كذلك حسنا ً إذا ً |
| - Muhtemelen öyledir. - Öyle dediler. Değişen ekonomi. | Open Subtitles | حسنا، من المحتمل أنه كان كذلك هذا ما قالوه |
| İkimiz de beceriksiz olduğumuza göre, umarım öyledir. | Open Subtitles | وقبل بضعة المسمار المنبثقة مثل لي ولكم، ونحن نأمل ذلك أفضل. |
| Merak etmeyin, bütün insanlara karşı öyledir o. | Open Subtitles | لاتقلقي، هو هكذا مع جميع البشر. |
| Burada keyfim gayet yerinde umarım sizin de öyledir. | Open Subtitles | إنّي أشعر بشعور جميل ودافئ، وآمل أن .يكون لديك شيء بالأعلى يبقيك هادئاً أيضاً |
| Eminim öyledir. Bir cinayeti araştırıyoruz. | Open Subtitles | أنا متأكد من ذلك نحن نحقق في جريمة قتل |