| Duruşmada başarılı olmak için her şeyin üzerinde çalışman gerekiyor. | Open Subtitles | لنجاح في قاعة المحكمة انتِ تحتاجين العمل على كل شئ |
| Sıkıcı bakış üzerinde çalışman gerekiyor. | Open Subtitles | تحتاج إلى العمل على نظرة بالملل الخاص بك. |
| Evliliğini düzeltmenin tek yolu, kendi üzerinde çalışman. | Open Subtitles | الطريقة الوحيدة للشفاء الزواج الخاص بك هو العمل على نفسك. |
| Katrina, kod adım üzerinde çalışman lazım çünkü çok belli oluyor. | Open Subtitles | عليك أن تعملي على تسمياتك من أجلي لأن أمرك مكشوف جداً |
| Ama senin espiriler üzerinde çalışman gerek. | Open Subtitles | لكن أنتي عليكي أن تعملي على حس الدعابة لديكِ |
| Bazen üzerinde çalışman gerekir. | Open Subtitles | - أنا أعلم. - وأحيانا لديك للعمل على ذلك. |
| Sikke çakma üzerinde çalışman gerekiyor. | Open Subtitles | أنت بحاجة للتدريب على دقّ مسامير التعليق. |
| Bazen üzerinde çalışman gerekir. | Open Subtitles | - أنا اعلم ذلك - وأحياناً, يجب عليكم العمل على ذلك |
| Evet, bunun üzerinde çalışman gerek. | Open Subtitles | ربما يجب عليك العمل على ذلك |
| Bowman cinayeti üzerinde çalışman gerekiyordu. | Open Subtitles | كان يُفترض بكما العمل على جريمة قتل آل (بومان). |
| Ben ameliyatı yaparken senin de boyun üzerinde çalışman gerek. | Open Subtitles | يجب أن تعملي على الرقبة أثناء جراحتي. |
| Cilvelerin üzerinde çalışman lazım. | Open Subtitles | يجب أن تعملي على المزاح |
| Son bölüm üzerinde çalışman gerekiyor o kadar. | Open Subtitles | أنتِ بحاجة فقط للعمل على الجزء الأخير. |
| Biliyor musun, bazı anlarda ne yapman gerektiği üzerinde çalışman gerek. | Open Subtitles | أنت تعرف، هل حقا - للعمل على لحظاتك. - ها! |
| Bunun üzerinde çalışman gerekiyor. | Open Subtitles | ما زلتَ بحاجة للعمل على ذلك |
| Sikke çakma üzerinde çalışman gerekiyor. | Open Subtitles | أنت بحاجة للتدريب على دقّ مسامير التعليق. |