| Bazıları ufak tefek ve önemsizdir fakat diğerlerinin hayatımız üzerinde büyük bir etkisi var. | TED | بعضها صغير وغير مهم، والبعض الآخر له تأثير كبير على حياتنا. |
| Ailesinin Alpine yolu üzerinde büyük bir evi var. | Open Subtitles | عائلتها تقيم في قصر كبير على طريق آلبن. طريق آلبن؟ |
| Hayatının üzerinde büyük etki yapacak bir şey. | Open Subtitles | بشيء أعتقد أنه سيكون له تأثير كبير على حياتك |
| Sanki orada, Alman poposunun üzerinde büyük bir taş gibi oturuyor. | Open Subtitles | يجلس هناك كصخرة كبيرة على أردافه الألمانية |
| Dinleyin, yolunuz üzerinde büyük bir Zombi fırtınası var. | Open Subtitles | الاستماع. هناك وأبوس]؛ توجهت سا ضخمة Z العاصفة طريقك. |
| Hayatının üzerinde büyük etki yapacak bir şey. | Open Subtitles | بشيء أعتقد أنه سيكون له تأثير كبير على حياتك |
| Majestelerinin hükümeti, bize reklam verenlerin üzerinde büyük baskı kurdu. | Open Subtitles | لقد كان هنالك ضغطٌ كبير على المعلنين مِن جهة الحكومة صاحبة الجلالة. |
| Bu insan yapımı vahaların, doğa üzerinde büyük bir etkisi var. | Open Subtitles | هذه الواحات التي صنعها الإنسان لها تأثير كبير على الطبيعة |
| Ben o senin hayatın üzerinde büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | ، في رأيي . كان لديه تأثير كبير على حياتك |
| Hava kalitesi ve hava kirleticileri astım hastalarının, solunum bozukluğu çeken hastaların ve hepimizin akciğer sağlığı üzerinde büyük etkiye sahip. | TED | و جودة الهواء و ملوثات الهواء ,لها تأثير كبير على صحة الرئة عند مرضى الربو و على أي أحد يعاني من اضطراب في جهازه التنفسي .و بالتأكيد يؤثر علينا جميعاً بشكلٍ عام |
| Yani bu fenomenin bir tür parçasıdır. Ben spontane kendi organizasyonu olarak adlandırılan Burada, karınca kolonileri gibi Burası tarafından alınan küçük kararlar mikro düzeyde aslında makro seviyesi üzerinde büyük bir etkisi var. | TED | لذلك كأنه جزء من ظاهرة سميتها عفوية التنظيم الذاتي ، حيث ، كما هو الحال في مستعمرات النمل ، حيث القرارات الصغيرة التي تتخذ -- على المستوى الجزئي لديها تأثير كبير على المستوى الأكبر |
| Klisenin insanlar üzerinde büyük biretkisi vardı çünkü bunların yüzde 90'ı Katolik ve klise üyeleriydi." | Open Subtitles | كان للكنيسة تأثير كبير على الشعب لأن تسعين "بالمائة منهم كانوا كاثوليك وأعضاء بالكنيسة |
| Anladığımız kadarıyla başkanın üzerinde büyük bir etkiniz var. | Open Subtitles | نحن نعرف أنه لك تأثير كبير على الحاكم |
| Anladığımız kadarıyla başkanın üzerinde büyük bir etkiniz var. | Open Subtitles | نحن نعرف أنه لك تأثير كبير على الحاكم |
| Erkekler üzerinde büyük bir etki bırakıyorsun gibi. | Open Subtitles | يبدو ان لديك تأثير كبير على الرجال |
| New York medyası üzerinde büyük bir etkim var. | Open Subtitles | لدي تأثير كبير على الاعلام في نيو يورك |
| Bronx ve Queens çeteleri üzerinde büyük gizli bir denetimimiz var. | Open Subtitles | لدينا عملية مداهمة سرية كبيرة على العصابات في برونكس وكوينز |
| Çocuklar üzerinde büyük nüfuzunuz vardı, değil mi? | Open Subtitles | انها قوة كبيرة على ولد, هل هى؟ |
| Yolunuzun üzerinde büyük bir Zombi fırtınası var. | Open Subtitles | هناك وأبوس]؛ توجهت سا ضخمة Z العاصفة طريقك. |