| Derken yeşil ışığın üstünde kırmızı bir ışık gördüm. | Open Subtitles | بعدها رأيت أضواء حمراء تـسـطـع فـوق الـخـضـراء |
| -Üstelik bir insan değil. -Hayır, bir ışık gördüm. | Open Subtitles | وليس بشخص لا لا لقد رأيت أضواء |
| Çünkü dün gece geç saatte orda ışık gördüm | Open Subtitles | لأنَّ البارحة في ساعة متأخرة رأيتُ ضوءاً يشعل منه |
| Mavi bir ışık gördüm ve sonra buradaydım. | Open Subtitles | رأيتُ ضوءاً أزرقاً وانتهى بي المطاف هُنا. |
| Fakat, silahın namlusuna o kadar uzun süre baktım ki, tünelin ucunda bir ışık gördüm. | TED | لكني حدّقت لأسفل هذه البندقية مدة طويلة حتّى رأيت ضوء في نهاية النفق |
| Dün gece bir ses duydum, yıldırıma benziyordu. Sonra parlak bir ışık gördüm. | Open Subtitles | بدا كالرعد، ثم رأيت ضوءاً وهاجاً |
| Bir ışık gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيت نوراً |
| - Bir ışık gördüm. - Rahatsız etmediniz. | Open Subtitles | ـ لقد رأيت الضوء مضاءا ـ لا يوجد أى تدخل |
| Gökyüzünde ışık gördüm. | Open Subtitles | رأيت أضواء في السماء، و |
| Ve pencereden bir ışık gördüm. | Open Subtitles | و رأيتُ ضوءاً خارج تلكَ النافذة |
| Bu sabah yeşil ışık gördüm. - Sen gördün mü? | Open Subtitles | لقد رأيت ضوء أخضر خافت هذا الصباح، هل رأيته؟ |
| Her şey yolunda. Ben sadece üzgünüm. Açık bir ışık gördüm, tesadüfen buraya girdin. | Open Subtitles | آسف ،لقد رأيت ضوء و تعثّرت إلى الداخل |
| - Dur bakayım, bir ışık gördüm. - Nerede? | Open Subtitles | . إنتظر , لقد رأيت ضوءاً - أين ؟ |
| Bir ışık gördüm. | Open Subtitles | رأيت نوراً |
| Tünelin sonunda bir ışık gördüm insan olabileceğim gün geldi sandım. | Open Subtitles | ... رأيت الضوء في نهاية النفق أنه في يوم ما ربما سأصبح بشرياً ... |