| Şapkamın altından manzarayı, denizi ve güneşi hayranlıkla seyrediyordum. | Open Subtitles | استلقيت هناك وأنا أسترق النظر من تحت قبعتي أستمتع بالمنظر الطبيعي للبحر وللشمس |
| Şapkamın içinde kanatları olmayan bir sinek var. Köprü havaya uçurulmuş! Frene bas, Yüzbaşı, frene bas.! | Open Subtitles | لقد وجدت حشرة بلا اي اجنحة في قبعتي هل تحطمت سيارتنا؟ |
| Teşekkürler. Şapkamın oraya nasıl geldiğini merak ediyorum. | Open Subtitles | شكرا أتسائل ما الذي وضع قبعتي بأعلى هناك |
| Bir zeytin düşürüyorsunuz ve Şapkamın üstünde oturuyorum. Her şey çok güzel uyuyor. | Open Subtitles | فى البداية تسقطين زيتونة ثم أجلس على قبعتى , ياللصدفة |
| Sanırım, Şapkamın altında 100 dolar var. | Open Subtitles | على مايبدو هناك 100 دولار أسفل قبعتى |
| O bir aşçı. Gerçek aşçı Benim Şapkamın altında gizleniyordu. | Open Subtitles | هو الطباخ, الطباخ الحقيقي كان يختبئ تحت قبعتي |
| Şapkamın üstüne bahse girerim ki, o senin kız kardeşin, öyle değil mi? | Open Subtitles | أراهنك على قبعتي ان هذه هي أختك أليس كذلك؟ |
| 2 tanesi bileğimde, 3 tanesi ceketimde, 4 tanesi de sizde, 3 tane ekstra da çantada, ve 1 tanesi de Şapkamın altında. | Open Subtitles | اثنان على كاحلي ثلاثة في سترتي اربعة لكل منكما ثلاثة في الحقيبة و واحدة تحت قبعتي |
| Yanımda durman senin için dezavantaj Şapkamın içine yüzüğü attığımda fotoğrafa gülümse. | Open Subtitles | من داخلك يجب أن تقفي بجواري وتبتسمين في الصورة عندما أرمي قبعتي نحو الجرس |
| Ve silindir Şapkamın içinde ne bulduğumu söylemek bile istemiyorum. | Open Subtitles | و انا لا أريد حتى أن أخبرك ماذا وجدت فوق قبعتي |
| Şapkamın içi leş gibi kokuyor, ki restoranlara girmem yasak. | Open Subtitles | داخل قبعتي تبدو رائحته سيئة جداً لدرجة أنني ممنوعة في معظم المطاعم |
| Görünüşe göre Şapkamın altında... 100 kağıt var. | Open Subtitles | على ما يبدو هناك 100 دولار أسفل قبعتي |
| Mansfield Park (diğer bir romanı) Şapkamın altındadır. | Open Subtitles | و كتاب مانسفيلد بارك تحت قبعتي |
| Gel buraya, fare. Şapkamın altına gel. | Open Subtitles | . هيا يا فأر . لنخفيك تحت قبعتي |
| Şapkamın kemeri biraz gevşek. | Open Subtitles | حزام قبعتي قد انحل |
| Lütfen Şapkamın bandını temizle. | Open Subtitles | نظفي قبعتي من فضلك. |
| Şapkamın da onda olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | وأنا أعلم أن معها قبعتي. |
| Şapkamın yerini yine mi değiştirdin? | Open Subtitles | دانتي، هل حرّكتِ قبعتي ثانية؟ |
| Ne? Şapkamın üstünde oturmak için mi? | Open Subtitles | ماذا , الجلوس على قبعتى ؟ |
| Şapkamın çalınmasına şaşırmamak lazım. | Open Subtitles | إن معاقاً قد سرق قبعتى للتو |
| Lanet olası Şapkamın yerini değiştirip durma! | Open Subtitles | . توقف عن تحريك قبعتى اللعينة |