| Eski vasiyetname yapılalı çok olmuştu ve bazı şeyler değişti. | Open Subtitles | أجل اعلم ، مضى وقت على كتابة الوصيه الأخيره وقد تغيرت الأمور الان |
| Aslında, Jeff, bazı şeyler değişti yani. | Open Subtitles | أنت الآن ماذا يا جيف ، أعني أن الأشياء تغيرت |
| Yaşamın bir yerinde, bir şeyler değişti mi göreceğiz. | Open Subtitles | علينا أن نعيش حياتنا , و نرى إن كان في مكان ما من حياتنا.. قد تغيّر شيء. |
| Eskiden romantik bir insandı, ama sonra bir şeyler değişti. | Open Subtitles | كما ترين، لقد كان رومانسياً، وبعد ذلك شيء تغير. |
| Bazı şeyler değişti Claire. | Open Subtitles | بعض الأشياء تتغير يا (كلير) |
| Bazı şeyler değişti ama. | Open Subtitles | حسنا، بعض الأشياء تغيّرت |
| Ama bu yeni işe başlayınca bir şeyler değişti. | Open Subtitles | لكن عندما حصل على عمله الجديد تغيرت الأمور |
| - Biliyorum ama bazı şeyler değişti. | Open Subtitles | أنا أعرف ما قلته، ولكن تغيرت الأمور. |
| Sen hapisteyken bazı şeyler değişti. | Open Subtitles | لقد تغيرت الأمور منذ ان دخلت السجن |
| Burada çalıştığınızdan beri bazı şeyler değişti. Her parça için pazarlık yapmamız gerekecek. | Open Subtitles | الأشياء تغيرت منذ عملت هنا هذا يتطلب مفاوضات مع كل الأطراف |
| Onu son gördüğümden bu yana çok şeyler değişti, Friar. | Open Subtitles | هناك كثير من الأشياء تغيرت منذ أخر مرة رأيتها , أيها الراهب |
| Kasabanın sınırını geçtiğimde bir şeyler değişti. | Open Subtitles | حين عبرت حدود البلدة، تغيّر شيء. |
| Evet ama aramızda bir şeyler değişti. | Open Subtitles | لقد تغيّر شيء بيننا |
| İlki, içinde bir şeyler değişti onu başka birine çevirebilecek kadar kayda değer bir şeyler ya da ikincisi onu tanıdığımı düşünmem bir hayâlden ibaretti. | Open Subtitles | الأول: شيء تغير بداخلها، شيء كبير للغاية حيث أنها تحولت إلى شخص بالكاد أتعرف عليه |
| İlk başta belki, ama sonra bir şeyler değişti. | Open Subtitles | ربما في أول الأمر,لكن بعد ذلك شيء تغير. |
| Bazı şeyler değişti. | Open Subtitles | الأشياء تتغير |
| Bir şeyler değişti. | Open Subtitles | بعض الأشياء تغيّرت. |
| Üç hafta içinde bir şeyler değişti. O çok çabuk sinirlenir oldu, duygusal dengesizlikler gösterdi. | Open Subtitles | ولكن شيئاً ما تغير منذ حوالي 3 أسابيع، أصبحت حادة المزاج إلى أقصى حد |
| - Bazı şeyler değişti, Dick. - Boşver, Maury. | Open Subtitles | الاشياء تغيرت ,ديك انسى يا , ماورى |
| - Hı-hı. - Sanırım bazı şeyler değişti, ha? | Open Subtitles | اعتقد بأن الامور تغيرت اليس كذلك؟ |
| Yani bunu uzun zamandır yapıyorsun, ama bir şeyler değişti. | Open Subtitles | أقصد ، أنتِ تقومين بذلك منذ فترة طويلة .... ولكن لقد تغير شيئاً ما |
| Bir şeyler oldu. Bir şeyler değişti. | Open Subtitles | شيء قد حدث، ثمة تغير في... |
| Başlarda alışıldık bir sohbet gibiydi ama sonra bir şeyler değişti. | Open Subtitles | وكانت هذه الثرثرة معتادة للبدء ... ولكن حينها, شيء ما تغيّر |
| Bundan sonra bir şeyler değişti. | Open Subtitles | وبعدها شيءٌ تغير |
| Ama ikimiz de oyuncu kadrosuna girdiğimizde bir şeyler değişti, ve ayrıldık. | Open Subtitles | لكن شيئاً تغير عندما اختِرنا للتمثيل في المسلسل وانفصلنا |