| Bak, seni hayal kırıklığına uğratmaktan nefret ediyorum ama başka şeyler de var. | Open Subtitles | حسنا انا لا احب احباطك هناك اشياء اهم من ذالك |
| Jen, bunu kabul etmek benim için güç olsa da hayatta waffle'dan daha önemli şeyler de var. | Open Subtitles | رغم أنه يستعصي عليّ الاعتراف، ثمّة أمور أهم في الحياة من الفطائر |
| Yapabileceğin başka şeyler de var, mesela ortadan yok olmak gibi. | Open Subtitles | وهناك أشياء أخرى بإمكانكِ عملها كأن لا تكوني موجودة |
| Sadece burada bulabileceğin başka şeyler de var. | Open Subtitles | . هنالك أمور أخرى لا يمكنك أن تجدها إلا هنا |
| Benim hakkımda anlayamayacağın şeyler de var. | Open Subtitles | حسناً ، رُبما هُناك أموراً لا يُمكنكِ فهمها بشأني أيضاً |
| Başka şeyler de var. Yani bakabilirim? | Open Subtitles | من بين أشياء أخرى |
| Silah dışında taşıyabileceğin başka şeyler de var. | Open Subtitles | هناك العديد من الأشياء التي يمكنك حملها بخلاف المسدس... |
| Fakat imkansız ve yapılamayacak başka şeyler de var, Anna! | Open Subtitles | لكن هناك أمور أخرى أمور مستحيلة ، ولا يمكن القيام بها |
| Ama mükemmel olmayan şeyler de var, Kaptan. | Open Subtitles | و لكن بالتأكيد أن الأمور هنا لم تصل لدرجة الكمال, أيها القائد |
| Evet, sana göstermek istediğim şeyler de var. | Open Subtitles | أجل، لدىَّ بعض المواد أريد أن أعرضها عليكِ |
| Çeviride kaybolan başka şeyler de var, insan sezgisi gibi. | TED | هناك أشياء أخرى تفُقد في الترجمة أيضاً، مثل الحدس البشريّ. |
| Orada yaşamdaki merhamet ve beklentiden köyü şeyler de var. | Open Subtitles | هناك أشياء أسوء من حياة مليئة بالتعاطف والإزدراء |
| Son değil bu. Hayatına anlam katabilecek başka şeyler de var. | Open Subtitles | هذه ليست النهاية، ثمّة أشياء أخرى بوسعها إعطاء حياتك قيمة. |
| Bir aktörün menajerini beklemekten başka yapacağı şeyler de var. | Open Subtitles | ثمة أمور أخرى في متناول الممثل، علاوة على انتظار وكيله |
| Yaşamda yağlı kazık yarışından başka şeyler de var Philip. | Open Subtitles | هناك اشياء اخرى بالحياة غير الاقطاب الدهنية, فيلب |
| Tabii başka şeyler de var, onlardan da bahsedeyim, yetkilerimiz, süreçler, yönetim şeklimiz ve kim olduğumuz gibi daha şeffaf olması gereken konular var. | TED | لذا هناك اشياء, دعني اتحدث عن هذه النقطه قليلا, هناك اشياء نحتاج لان نكون صريحين حولها: مسؤولياتنا , طرق عملنا, نطاق عملنا , من نحن. |
| Hayatta işten başka şeyler de var. | Open Subtitles | هناك اشياء اخرى في الحياة بجانب العمل |
| Cain'le birlikte bu kıza yapabilceğimiz başka şeyler de var aslında. | Open Subtitles | {\fnArabic Typesetting}لعلمك، ثمّة أمور أخرى بيدي .أنا و(كاين) أن نفعلها بها |
| Ama hayatta başka şeyler de var değil mi? | Open Subtitles | لكن ثمّة أمور أخرى في الحياة، صحيح؟ |
| Ama bilmek istemediğim şeyler de var. | Open Subtitles | وهناك أشياء لا أود معرفتها |
| Başka şeyler de var. | Open Subtitles | وهناك أشياء اخرى أيضاً |
| Ve biliyorum siz varsınız, ama yine de, kendi başıma yapmam gereken şeyler de var. | Open Subtitles | لكن رغم ذلك هنالك أمور علي القيام بها وحدي |
| Hayatımda olup biten başka şeyler de var. | Open Subtitles | هنالك أمور أخرى تجري في حياتي كما تعلمين |
| - Hakkımda bilmediğin şeyler de var. | Open Subtitles | هُناك أموراً لا تعرفينها بشأني |
| Başka şeyler de var. | Open Subtitles | من بين أشياء أخرى |
| Silah dışında taşıyabileceğin başka şeyler de var. | Open Subtitles | هناك العديد من الأشياء التي يمكنك حملها بخلاف المسدس... |
| Baba, futbol dışında da konuşabileceğimiz şeyler de var, değil mi? | Open Subtitles | أبي ، هناك أمور أخرى يمكن ان نتحدث عنها بجانب كرة القدم ، صحيح؟ |
| Ama mükemmel olmayan şeyler de var, Kaptan. | Open Subtitles | بالتأكيد أن الأمور هنا لم تصل إلى درجة الكمال |
| Evet, sana göstermek istediğim şeyler de var. | Open Subtitles | أجل، لدىَّ بعض المواد أريد أن أعرضها عليكِ |
| Tabii, başka şeyler de var. Meselâ sağ kalmak gibi. | Open Subtitles | أعني، هناك أشياء أخرى مثل ، أني أريد البقاء حياً |
| Yarım trilyon dolarlık bir silahı çekiciyle götürmekten daha kötü şeyler de var. | Open Subtitles | هناك أشياء أسوء يمكنك القيام بها من قَطْرِ سلاح بنصف تريليون دولار |
| Ama bilmediğim şeyler de var. | Open Subtitles | لكنّ ثمّة أشياء لا أعلمها |
| Ama henüz seninle rahatça paylaşmadığım bazı şeyler de var. | Open Subtitles | لكن ثمة أمور ما زلت أشعر بعدم الإرتياح لمشاركتها معك بعد |