| Bu süre içinde 12 bine yakın köpekbalığı katledildi. Achill Adası'ndaki Keem Koyu'nun ucundan saldıkları manila keneviri halatıyla hepsini öldürdüler. | TED | وقتلوا حوالي 12,000 سمكة قرش في هذه الفترة فقط عن طريق اوتار حبال مانيلا حرفياً قبالة شاطئ كيم في جزيرة اّشيل |
| Haritayı teslim ettikten sonra Youngheung Adası'ndaki terk edilmiş okulda toplanın. | Open Subtitles | بعد أن تُسلمني المُخطط، سنجتمع في .مدرسة مهجورة في جزيرة يونغهيونغ |
| İster inanın ister inanmayın Riker Adası'ndaki bazı memurlarla bire bir dövüşeceksiniz. | TED | صدق أو لاتصدق، حينما تصادف بعض ضباط السجن في جزيرة رايكرز سيتعاركون معك وجهاً لوجه. |
| Sana Coney Adası'ndaki ayı hatırlatmıştı. | Open Subtitles | لقد ذكرك بالقمر الذي كنت تراه في جزيرة كوني |
| Bir süreliğine, Wards Adası'ndaki Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne nakledileceksin. | Open Subtitles | سينقلونكِ الى ردهات مشفى الأمراض العقلية لفترة من الزمن |
| Kim olduğuu zannediyorsun ki sen, Define Adası'ndaki kaptan mı? | Open Subtitles | من تعتقد نفسك؟ لونغ جون سيلفر"؟" القرصان في جزيرة الكنز |
| Eğer mahkeme bugün onun aleyhinde karar verirse Bay Slovak, Rikers Adası'ndaki akıl hastanesine transfer edilecek. | Open Subtitles | إذا حكمت المحكمة لصالحه اليوم السيد سلوفاك سيحول للمصحة النفسية في جزيرة ريكرز للإختبار الآخر |
| Borneo Adası'ndaki bu hayvansa en sıra dışı uzmanlardan biridir. | Open Subtitles | ان هذا الحيوان ، في جزيرة بورنيو واحد من أغرب الحيوانات |
| Fire Adası'ndaki çamaşırhanelerde iş olduğunu duyduk. | Open Subtitles | سمعنا أنَّ هناك أعمال تقوم بالمغاسل في جزيرة النار |
| Ne yaparsan yap, Alev Adası'ndaki ağaçların arasında seks yapma. | Open Subtitles | مهما كان يكلفك .. لاتمارسي الحب ابدا على اخشاب في جزيرة لن اقوم بذالك |
| Ashley Hartmann, Güney Padre Adası'ndaki bahar tatilinden sonra tutuklandı. | Open Subtitles | المرشحه لـ ان تصبح نائبة الرئيس اعتقلت بعد عطلـة الربيع في جزيرة بادري |
| Ayrıca Jeju Adası'ndaki İngilizce eğitimi destekleme kampanyamız hazırlık aşamasında. | Open Subtitles | سيقام في جزيرة جيجيو عرض لتعليم الإنجليزية العالمي بالعودة إلى اللوائح الخاصة يبدوا بأنه تطور |
| Hava Tapınağı Adası'ndaki yemek çok daha geç bir saatte. | Open Subtitles | العشاء في جزيرة معبد الهواء ليست حتى في وقت متأخر من الليل |
| Tıpkı babanın Parris Adası'ndaki Teğmen haline benziyorsun. | Open Subtitles | يا فتى ، تبدو مثل أبيك عندما كنا ضباط حديثي العهد في جزيرة باريس |
| Seni Rikers Adası'ndaki hücre arkadaşlarınla tanıştırmak isterim. | Open Subtitles | أود أن أقدمك للسجناء في جزيرة رايكرز |
| Babasının Eagle Adası'ndaki yazlığının satışını gerçekleştirdi. | Open Subtitles | " وقد كان هو من تفاوض على شراء منزل والده الصيفي " "في جزيرة إيغلز" |
| Bonny gittiğimizi anlamadan bizimkileri toplayıp Boğa Adası'ndaki mağaraya gideceğiz. | Open Subtitles | نجمع الصبية ثم ننطلق إلى الكهوف في "جزيرة الثور" قبل أن تكتشف "بوني" أين نحن ذاهبون. |
| Yakındaki Girit Adası'ndaki insanlar uyarı işaretlerini görmüş olmalı. | Open Subtitles | الناس في جزيرة "كريت" القريبة ربما شاهدوا علامات التحذير |
| Fetlar'ın Shetland Adası'ndaki şüpheli Rus gribi salgınında şu anda 11 ölü var." | Open Subtitles | الآن أولئك 11 موتى في جزيرة "شاتلند" بـ"فتلر" بسبب الانفلونزا الروسيّة المتفشيّة |
| Bir süreliğine, Wards Adası'ndaki Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne nakledileceksin. | Open Subtitles | سينقلونكِ الى ردهات مشفى الأمراض العقلية لفترة من الزمن |