| Kendime anlatmaya çalıştım, bilemiyorum, acıma,şefkat. | Open Subtitles | لقد حاولت أن أقول لنفسى أنه كان ، لا أعرف التعاطف ، الرحمة |
| En az yüz kez ona anlatmaya çalıştım, ama beni dinlemedi. | Open Subtitles | حاولت أن أخبره مائة مرة و لكنه لم يسمح لى |
| Patrona anlatmaya çalıştım ama bedavaların müşteri çekeceğini düşünüyor. | Open Subtitles | ...حاولت إخبار الرئيس، لكن يعتقد أن المجانيّات تجذب الزبائن |
| Ona, işin iptal olduğunu anlatmaya çalıştım. | Open Subtitles | حاولت إخباره بأن العمل قد ألغي قال بأنه ما زال قائما |
| Sana gerçeği anlatmaya çalıştım ama anlamak için çok gençtin. | Open Subtitles | حاولت إخبارك الحقيقة, لكنك أصغر من أن تفهم |
| - Denedim. Ona hem bir baba, hem de bir hacker olduğumu anlatmaya çalıştım. | Open Subtitles | حاولت شرح أن لديّ جانبين، جانب الأب وجانب القرصان. |
| En az yüz kez ona anlatmaya çalıştım, ama beni dinlemedi. | Open Subtitles | حاولت أن أخبره مائة مرة و لكنه لم يسمح لى |
| Kız kardeşiyle telefonda görüşüyordum. Ona sorunu anlatmaya çalıştım. | Open Subtitles | كنت أتحدث الى شقيقته حاولت أن اشرح لها المشكلة |
| Hanımefendiye toplumumuzu daha açık anlatmaya çalıştım nasıl doktor olduğumu ve hastaları nasıl iyileştirdiğimi. | Open Subtitles | حاولت أن أعطي الفرسة شرحاً عن مجتمعنا كيف أني طبيب وأشفي المرضى |
| Oğluna anlatmaya çalıştım, tamam mı? | Open Subtitles | لقد حاولت إخبار ابنك، مفهوم؟ |
| Sarah'a anlatmaya çalıştım fakat o beni dinlemedi. | Open Subtitles | حاولت إخبار "سارة" ولكنها لم تنصت |
| Oğluna anlatmaya çalıştım, tamam mı? | Open Subtitles | لقد حاولت إخبار ابنك، مفهوم؟ |
| Ona anlatmaya çalıştım. Ama bunu yapmak için ısrar etti. | Open Subtitles | لقد حاولت إخباره ، لكنه صمم على أخذ موقف من الأمر |
| Neler olduğunu anlatmaya çalıştım ama dinlemeyip bağırmaya devam etti. | Open Subtitles | لقد حاولت إخباره بما حصل لكنه لم يستمع. وأستمر في الصراخ. |
| Evet, ona anlatmaya çalıştım ama paranoyak olduğumu söyledi. | Open Subtitles | أجل، حاولت إخباره بذلك وقال بأنني مرتابه للغاية |
| anlatmaya çalıştım ama sen lafımı kestin. | Open Subtitles | نعم، لقد حاولت إخبارك في بداية الأمر لكنك قاطعتني |
| Bu kıyafetin sana hiçbir yararı olmayacağını anlatmaya çalıştım. | Open Subtitles | حسنٌ، حاولت إخبارك أن تلك الياقة لن تفيدك البتّة |
| - Hatırla, Baba farkı anlatmaya çalıştım. | Open Subtitles | تذكر يا أبى لقد حاولت شرح الفارق لك |
| Size anlatmaya çalıştım. | Open Subtitles | كنت أحاول إخبارك |
| Sana tüm bunları anlatmaya çalıştım; ama beni dinlemedin. | Open Subtitles | حاولت اخبارك كل هذا لكنك رفضت الانصات إليّ |
| Çünkü Priya,sen gerçeği anlamak istemedin sana anlatmaya çalıştım ... | Open Subtitles | لأن يابريا، أنت لم تريدي فهم الحقيقة قبل أيضا حاولت التوضيح إليك ... |