| Bu artık senin olabilir, sadece bunu al ve Hindistan'a git. | Open Subtitles | وهذا يمكن أن يكون لك الآن فقط خذه وعُد إلى الهند |
| Anahtarları motosikletin üzerinde bıraktım. artık senin. | Open Subtitles | وضعت مفاتيح الدراجة بجانبها، إنها لك الآن. |
| Arabanın anahtarları artık senin | Open Subtitles | مفاتيح السيارة التي هي ملكك الآن |
| Ben artık senin şefin değilim. Bu konu beni aşıyor. | Open Subtitles | أنا لم أعد رئيسُكِ بعد الآن هذا القرار فوق صلاحيّاتي |
| Birincisi, burası artık senin evin değil. Yıllar önce burayı terk ettin. | Open Subtitles | الاول ، ان هذه لم تعد ارضك لقد تخليت عنها منذ سنوات |
| Bir çeşit silah mı? Krallığımızın anahtarı artık senin Majesteleri. | Open Subtitles | مفتاح مملكتنا، وهو لكِ الآن يا صاحبة الجلالة، إنّنا نستسلم |
| Aklıma gelmişken... bu artık senin. | Open Subtitles | قبل أن أنسى هذه لك الان لن أعود رجل قانون بعد الان |
| artık senin, tabii onunla baş edebilirsen. | Open Subtitles | إنّها لك الآن إذا كنت تستطيع التعامل مع ذلك |
| Burası artık senin olduğuna göre geri gelemeyecek sanırım. | Open Subtitles | أشك أنها ستنال فرصة ثانيـة لذا أظـن أنـه لك الآن |
| artık senin için intikam almak yok, yeni bir tane bulana kadar. | Open Subtitles | يكفي إنتقام واحد لك الآن حتى تحصل على إنتقام آخر |
| artık senin istediğin kadarını al. | Open Subtitles | وانها لك الآن. تأخذ كل ما تريد. |
| artık senin. Conwest Hava Yolları. | Open Subtitles | تَمكنت منه ليصبح ملكك الآن |
| Hayır, benim evim, şey artık senin. | Open Subtitles | كله ملكك الآن معذرة؟ |
| - artık senin için çalışmıyorum Fallon. - Jack, hiç durmadın ki. | Open Subtitles | لم أعد أعمل لحسابك يا فالون ـ جاك أنت لم تتوقف أبدا عن العمل لدى |
| artık senin kölen değilim, ve çocuk ta değilim. | Open Subtitles | أنا لم أعد عبدك بعد الآن، وأنا لستُ بفتى |
| Bu onun artık senin velin olmak istemediği anlamına gelir. | Open Subtitles | هذا يعني بأنها لم تعد ترغب بأن تكون ولي أمرك |
| Giysene. artık senin. Bunu hak ettin. | Open Subtitles | ارتديه مجددا, انه لكِ الآن, أنت تستحقينه. |
| Sorun şu ki, bu artık senin işin değil, Dick. | Open Subtitles | المشكله ان هذا لم يعد شانك بعد الان يا "ديك" |
| sonu kağıt çantalı çocuk için hiçbir zaman iyi bitmez senin kirli paranı istemiyorum bu artık senin git kendine araba al veya arkadaşlarına iyilik yap umrumda değil benden çıktı artık. | Open Subtitles | وهذا لا ينتهي أبدا بشكل جيد للشاب الذي يحمل كيس التسوق. أنا لن آخذ مالك القذر. إنه لك بالفعل. |
| Şükürler olsun, artık senin. | Open Subtitles | حمدا لله انه ملكك الان |
| Demek öyle. artık senin için yeterince iyi olamayacağıma benziyor. | Open Subtitles | يبدو أنني لن أكون جيداً كفاية بالنسبة لك بعد الآن |
| Bırakıyorum Thatcher, artık senin için çalışmayacağım. | Open Subtitles | أنا مٌستقيل تاتشر لم اعد اعمل عندك بعد الآن |
| artık senin. Yapmam gereken işler var. | Open Subtitles | إنها لكِ الآن , يجب أن أُنجز بعض المهام |
| Kraliçe ile konuştum bile, teğmenlik artık senin. İki üç yıl içinde yüzbaşı bile olabilirsin. | Open Subtitles | لقد تحدثتُ إلى المـّلكة و المنصبّ الشاغر هو لك |
| Bu artık senin. | Open Subtitles | نعم. أوه، ي... هذا يعود إليك الآن. |