| Çünkü bir daha babam hakkında bir şey söylersen seni gebertirim. | Open Subtitles | لأنك إذا نطقت بأي شئ عن أبي مرة آخرى سأقتلك |
| Poe babam hakkında bir şeyler biliyor. Bu çok açık. | Open Subtitles | من الواضح أنه يعرف بعض الأشياء عن أبي |
| Eğer bir daha babam hakkında bir şey söylersen seni öldürürüm! | Open Subtitles | لو تفوهت بشيء عن أبي مجدداً سوف أقتلك |
| Burada babam hakkında bir şey olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | اعلم أن هناكَ شيئاً هنا عن والدي بعد ما حدثَ معَ جدتكِ |
| Siz bana babam hakkında bir şeyler anlattıkça söyledikleriniz daha da anlamsızlaşıyor. | Open Subtitles | يبدو أنّه كلّما تكلّمتم أكثر عن والدي قلّت الأمور المنطقيّة |
| babam hakkında bir şey söyleyen bir Atrianla buluştum. | Open Subtitles | قابلت اترياً اخبرني شيئاً ما عن أبي |
| Sorun değil, babam hakkında bir şey bilmiyor. | Open Subtitles | حسنا انه لم يكن يعرف عن أبي |
| - babam hakkında bir bok bilmiyorsun. | Open Subtitles | أنت لا تعرف شيئاً عن أبي |
| Sakın babam hakkında bir şey söyleme. | Open Subtitles | لا تقول ذلك عن أبي |
| Russell'ın bana ayırdığı hediye, babam hakkında bir hikayeydi. | Open Subtitles | هدية الوداع من (رَسل) لي كانت قصة عن أبي |
| - babam hakkında bir şeyler öğrenmek istiyorum. | Open Subtitles | - أريد ان اعرف عن أبي |
| Bir keresinde burada sana tacizci babam hakkında bir hikâye anlatmıştım. | Open Subtitles | بوسعي الوقوف هنا وإخبارك قصّة أخرى عن والدي المتعسّف... |
| babam hakkında bir gözlem. Ve şu fotoğraf hakkında. | Open Subtitles | أجل، ملاحظة عن والدي وتلكَ الصوره |
| babam hakkında bir bilgi aldım. | Open Subtitles | لقد حصلت على معلومات جديده عن والدي |
| - babam hakkında bir şeyi bilmelisin. | Open Subtitles | يجب عليك إن تفهمي شيئاً عن والدي |
| Saygıda kusur etmek istemem ama babam hakkında bir bok bildiğin yok. | Open Subtitles | مع كامل احترامي يا "لورانس"، أنت لا تعرف شيئاً عن والدي. |