| Sonra parmağını burnuna sokarak dışarıya doğru uçtuğu bacaya bir bakış attı. | Open Subtitles | ثم دفع إصبعه داخل أنفه و رحل من المدخنة التى جاء منها |
| Sonra bütün yiyecekleri tıkmış bacaya. | Open Subtitles | ثمَّ أدخل كل الغذاء الى فوق المدخنة بالخلسة |
| ...gidip ağacı bacaya tıkmış. | Open Subtitles | لقد ذهب الى المدخنة وأدخل الشجرة الى أعلى |
| Görünen o ki Rany bacaya sıkışmamıştı. | Open Subtitles | كان من الواضح، بان راندي لم يكن محصوراً في المدخنة |
| "Bu cebini boşaltır, elbiselerini kirletir, ve burnunu bacaya döndürür." | Open Subtitles | هذا يسلب جيبه , يوسخ ثيابه ويجعل من أنفه مدخنة |
| 5 yıl önce kocasının cesedini o bacaya sıkıştırmasaydı kadın hala serbest olacaktı. | Open Subtitles | لو لم يعلق زوجها وهو ينزل من تلك المدخنة قبل 5 سنوات لكانت ستبقى حرّة طليقة |
| bacaya bir adamın sığması imkansız. Çok dar. | Open Subtitles | مستحيل أن يدخل رجل إلى المدخنة انها ضيقة للغاية |
| Şu bacaya doğru 10 metre tırmanacağız. | Open Subtitles | ثم بعدها 30 قدم الى المدخنة. |
| - bacaya inmeni istiyorum Jamie. - Yapamam. - Dene. | Open Subtitles | (أريدكي أن تنخفضي أسفل المدخنة ـ لا أستطيع! |
| - Bu bir yuva. - bacaya çıkacağım. | Open Subtitles | أنه عش سأصعد المدخنة |
| bacaya şapka koysak iyi olur. | Open Subtitles | من الأفضل سد هذه المدخنة |
| - bacaya doğru gidiyor. | Open Subtitles | لأعلى المدخنة - |
| Beyaz yengeç sürüleri vardır ve en mükemmelleri bacaya hükmeden, her biri iki metre uzunluğunda ve dört santim genişliğinde olan yüzlerce parlak kırmızı kurttur. | Open Subtitles | وهناك أسراب من (السرطان) الأبيض ..و الأكثر إثارة للدهشة على الإطلاق مئات (الديدان الانبوبية) ذات اللون الأحمر الفاتح التي تسيطر على المدخنة |
| bacaya yuva yapmamalısın. | Open Subtitles | لا يجب أن تعشعش في المدخنة! |
| Onu iki hafta içinde kendi dairesinde bacaya asılı bulurlar. | Open Subtitles | سيجدونها في شقتها في غضون أسبوعين معلقة من مدخنة بعناية |
| Audrey ve temelde bacaya benzeyen dumanlı ve ıslak öksürükle. | Open Subtitles | مع (اودرى) و الجدة التى تدخن التى فى الاساس عبارة عن مدخنة بسعال رطب |