| Üstgeçide kurulmuş bana bakıyordu. | Open Subtitles | جالساً أمامي مباشرة فوق المعبر ينظر إليّ |
| Bir oyuncu sürekli bana bakıyordu ve ben de onu gülerken gördüğümü düşünüyordum. | Open Subtitles | لأن كان هنالك لاعب ينظر إلي باستمرار و أنا اعتقدت أنني أراه يضحك |
| Öylece bana bakıyordu, Justin ve kim olduğum hakkında hiçbir fikri yoktu. | Open Subtitles | لقد كانت تنظر إلي ، جاستن لم تكن لديها أدنى فكرة عمن أكون |
| Bazen o da bana bakıyordu. Bazen de dönüp gidiyordu. | Open Subtitles | وفي بعض الاحيان كان ينظر الي ويلتفت بعيدا في بعض الأحيان |
| Uçan bir kurutma makinesi vardı ve direk bana bakıyordu! | Open Subtitles | لقد كان هناك مجموعة مجففات شعر طائرة وكانت تحدّق بي |
| Elektriklenmiştik,o bana bakıyordu, ben de ona bakıyordum gibiydi | Open Subtitles | كنا راكبين وهي تنظر إليّ وأنا انظر اليها ، وهكذا |
| Çalışırken bana bakıyordu, sanki evcil hayvanıymışım gibi, | Open Subtitles | وكان ينظر إليّ بينما كان يعمل كما لو كنتُ حيوانه الآليف |
| Fırının kapağını açtım. Orada durmuş bana bakıyordu. | Open Subtitles | فتحت باب الفرن, و كان هناك ينظر إليّ |
| İyi tarafı, Harrid dediğinde sanırım bana bakıyordu. | Open Subtitles | الأمر الجيد هو أنه كان ينظر إليّ عندما قال (هاريد) |
| Pencerede çıplak bir adam durmuş, bana bakıyordu. | Open Subtitles | كان هناك رجلا واقفا على نافذة منزله، ينظر إلي. وكان عاريا تماما |
| Tam şurada oturmuş ve ışıldayan gözleriyle bana bakıyordu. | Open Subtitles | لقد كان يجلس هنا ينظر إلي بعينيه اللامعتين. |
| Maidenhead'e birisiyle gittiğimde hep bana bakıyordu ve ikimiz de bunu biliyorduk. | Open Subtitles | هو فقط ينظر إلي كما لو أنني هربت إلى ميدينهيد مع شخص ما وكلانا عرف ذلك |
| sadece o vardı, ve bana bakıyordu. tek düşünebildiğim şey... | Open Subtitles | كانت هناك تنظر إلي وكل ما أفكر به هو |
| Sürekli bana bakıyordu. | Open Subtitles | كانت تنظر إلي بإستمرار |
| Seyircilerden biri, rahatsız edici bir şekilde bana bakıyordu. | Open Subtitles | الطريقة التي ينظر الي بها الجمهور اقلقتني |
| Eve girdiğimde o kız bana bakıyordu. | Open Subtitles | ،لقد دخلتُ إلي تلك الشقة وكانت تحدّق بي مباشرةً |
| Anneni, yolda bir aşağı bir yukarı araba kullanırken gördüm, bana bakıyordu. | Open Subtitles | رأيتُ أمّك، تمشط الشارع ذهابًا وإيابًا تنظر إليّ. |
| Evet. Diğer taraftan bana bakıyordu. | Open Subtitles | كانت تنظر لي من الخلف من الجانب الاخر |
| Gözleri sadece bana bakıyordu. | Open Subtitles | كان منذ قليل يحاول قتلي كانت عيناه تحدق بي |
| Fazla bir şey istemiyor sadece okşuyor, bana bakıyordu. | Open Subtitles | لا يطلب الكثير, فقط... يربت علي ... ينظر ألي. |
| Orada öylece oturmuş, masum masum bana bakıyordu. | Open Subtitles | لقد كان يجلس هناك ينظر لي بتلك العيون الحزينة |
| Çince öğrendiğimde... herkes bana bakıyordu.. | Open Subtitles | وحالما بدأت أتحدث المندرينية راح الجميع يحملقون فيّ. |
| Geçen gece uyuyordum. Uyandım, bana bakıyordu. | Open Subtitles | كنت نائمه تلك الليله وعندما استيقظت وجدته يحدق بى |
| Küçücük bir kız durmuş bana bakıyordu. | Open Subtitles | وفقط كان هناك هذه الفتاة الصغيرة تحملق فىّ |
| bana bakıyordu ve ağlıyordu. | Open Subtitles | كانت تنظر الي وتبكي. |