| Bay Egan, uzun süre bir ceza ile karşı karşıyasınız. | Open Subtitles | سيد إيجان ، أنت تنظر إلى فترة سجن طويلة للغاية |
| Uzunca bir hükümle karşı karşıyasınız, Bay Egan. | Open Subtitles | حسناً ، أنت تُحدق إلى عُقوبة سجن طويلة ، سيد إيجان |
| Bay Egan'ın adı bir araştırmada sürekli olarak geçiyor. | Open Subtitles | إسم السيد إيجان قد ذُكر بشكل هامشى . كجزء من تحقيق مفتوح |
| Buraya sadece Bay Egan'ın bu kulüp üzerinde nasıl bir payı var onu öğrenmeye geldim. | Open Subtitles | أنا هنا فقط لأحصل على فهم أكثر . عن دور السيد إيجان فى هذا النادى |
| - Karşınızda çok güçlü ve tehlikeli bir düşman var, Bay Egan. | Open Subtitles | لديك خصم خطير جدا وهو خصم قوي، سيد إيغان |
| İstatistikçilerimin boktan olduğunu düşündüğünü biliyorum ama Ohio valilik seçimleri erken sonuçlarını aldık ve bunlar senin için hiç de iyi değil Bay Egan. | Open Subtitles | يا، أَعْرفُ بأنّك تَعتقدُ أن رجالي هم هراء لَكنَّنا حَصلنَا على النتائج المبكّرةِ لأوهايو وهم لَيسوا جيدينَ لَك، السّيد إجان. |
| Elimizde Bay Egan'in kendi dagitim aginda bizim için çalisan Nomar Arcielo'nun ölümünden sorumlu oldugunu gösteren güçlü kanitlarimiz mevcut. | Open Subtitles | نحن نمتلك دليل قوى يدعم أن السيد ايجان مسئول عن قتل مخبر سرى يُدعى , نومار أرسيلو |
| Onunla işimiz bittiği zaman Bay Egan bir şey yazacak durumda olmayacak. | Open Subtitles | لن يكون السيد ايغان في مزاج يسمح له بكتابة كل شئ مرة واحدة سانهيه قبل ذلك |
| Hayatına eskisi gibi devam edebilir, Bay Egan. | Open Subtitles | قد تستطيع الحفاظ على حياتها كما هى سيد إيجان |
| Bay Egan, gitmekte özgürsünüz. | Open Subtitles | سيد إيجان ، أنت حر تستطيع الذهاب |
| - Vaktim yok Bay Egan. | Open Subtitles | لا وقتَ، سيد إيجان. |
| - Katılıyorum. Bay Egan, gitmekte özgürsünüz. | Open Subtitles | أوافق ، سيد " إيجان " أنت حر للذهاب |
| Peki Bay Egan bu işlerde ne kadar aktif? | Open Subtitles | إذا كيف نشاط السيد إيجان فى هذا المشروع؟ |
| Bay Egan'ın toplum için tehlike arz ettiğini düşünüyoruz ve ortada kayda değer bir kaçma riski bulunmaktadır. | Open Subtitles | نحن نشعر أن السيد إيجان خطر على المجتمع وهُناك خطر كبير بتركه طليقاً |
| Öyle bile olsa Sayın Hakim, eğer çizim güvenilir değilse o zaman bütün kanıtlar ve Bay Egan'a karşı yapılan bütün işlemler, bahsi geçen otel odasında.. | Open Subtitles | حتى ولو كان الأمر كذلك حضرة القاضية إذا كان الرسم ملوث فمن ثم كل قطعة من الأدلة كل تحرك حكومى ضد السيد إيجان |
| - Karşınızda çok güçlü ve tehlikeli bir düşman var, Bay Egan. | Open Subtitles | لديك خصم خطير جدا وهو خصم قوي، سيد إيغان |
| - Bay Egan, sizi gördüğüme sevindim. | Open Subtitles | - السّيد إجان. سعيد لرُؤيتك. |
| Elimizde Bay Egan'ın kendi dağıtım ağında bizim için çalışan Nomar Arcielo'nun ölümünden sorumlu olduğunu gösteren güçlü kanıtlarımız mevcut. | Open Subtitles | نحن نمتلك دليل قوى يدعم أن السيد ايجان مسئول عن قتل مخبر سرى يُدعى , نومار أرسيلو |
| Onunla işimiz bittiği zaman Bay Egan bir şey yazacak durumda olmayacak. | Open Subtitles | لن يكون السيد ايغان في مزاج يسمح له بكتابة كل شئ مرة واحدة سانهيه قبل ذلك |