| Kocaman, korkunç bir bayan var heykele kovalıp onu öldürmeye çalışıyor. | Open Subtitles | هناك سيدة كبيرة مخيفة مطاردة فتاتك حتى التمثال، في محاولة لقتلها. |
| L Yani, bir kaybeden ayrılmak isteyen bazı bayan , var | Open Subtitles | أعني ، أنه هناك سيدة تريد أن تنفصل عن فاشل |
| - Sabah 2 saat önceydi. - Önünü kapat. Artık evde bir bayan var. | Open Subtitles | وبالمناسبة اغلق باب معطفك لدينا سيدة في المنزل |
| Aşağıda seninle görüşmek isteyen bir bayan var. | Open Subtitles | يوجد سيدة في الطابق السفلي تريد ان تراك |
| Burada bir bayan var.Geçmişte sağlıkla ilgili şeylerle o ilgilenirdi. | Open Subtitles | هناك امرأة هنا. قدمت خدمات طبية لي في الماضي. |
| Yanılmıyorsam orada çalışan, bana yardım edebilecek bir bayan var. | Open Subtitles | إن كنت محقّة، سأجد هناك سيّدة يمكنها مساعدتي |
| Dinleyin, telefonda kaçırıldığını söyleyen bir bayan var. | Open Subtitles | هي اسمع, معى سيدة على الهاتف تقول أنها أُختُطفت |
| Babamla benim tanışmanı istediğimiz genç bir bayan var. | Open Subtitles | هناك سيدة شابة نريدك انا ووالدك ان تقابلها |
| Evet, merhaba. Yolda kalmış bir bayan var. | Open Subtitles | اوه، نعم، مرحباً هناك سيدة تقف بجانب الطريقِ هنا |
| Alnı noktalı bir bayan var mı evinde? | Open Subtitles | إذن هل هناك سيدة في المنزل لها نقطة في جبينها؟ |
| Biliyor musun, benimle öğle yemeği yiyebilecek çok seksi bir bayan var ve onu uzun zamandır bekletiyorum. | Open Subtitles | أتعلمين أنه ثمة هناك سيدة معجبة بي ولكني أتجاهلها منذ مدة طويلة؟ |
| Tost makinesinin içinde yaşayan yaşlı bir bayan var,.. ...ve yüz aynen şöyle... | Open Subtitles | هناك سيدة عجوز تسكن في أحد جوانب محمصتنا |
| Yapmayın beyler, aramızda bir bayan var. | Open Subtitles | حسناً, هيه, يا رجال, لدينا سيدة هنا. |
| Biz iyiyiz ama omuriliği incinen bir bayan var burada. | Open Subtitles | نحن بخير! لكن لدينا سيدة هنا والذي على مايبدو لديها إصابة خطيرة في النخاع الشوكي. |
| Takside bir bayan var. | Open Subtitles | يوجد سيدة في السيارة. |
| Hep önümde oturan mavi saçlı bir bayan var. | Open Subtitles | هناك امرأة ذات شعر أزرق تجلس دوماً أمامي |
| Onu yöneten genç bir bayan var. | Open Subtitles | هناك سيّدة لطيفة شابّة تُديره. |
| Dinleyin, telefonda kaçırıldığını söyleyen bir bayan var. | Open Subtitles | معى سيدة على الهاتف تقول أنها أُختُطفت |
| - Ama nasıl edeceğini biliyorsun. Ve şurada seninle dans etmeye can atan bir bayan var. | Open Subtitles | لكنّك تعرف كيفية رقصه وهناك سيدة تريد أن ترقص معك |
| Evde bayan var, Jake. Oturarak yap. | Open Subtitles | هناك سيدات بالمنزل, جايك قم بنازل غطاء الحمام |
| State Sokağı'nda telefonu çalmayan bir bayan var. | Open Subtitles | "لدي سيدة بدون نغمه رنين في "طرق الولايات |