| bazı öğrenciler ise sertifikalarını aldılar ve bunu gerçek üniversite kredisi için kayıtlı oldukları eğitim kurumuna sundular. | TED | بعض الطلاب أخذوا شهاداتهم وقدموها لمؤسسات تعليمية كانوا ملتحقين بها ليأخذوا ساعات دراسة حقيقية. |
| Örneğin bazı öğrenciler, diğer öğrencilerin hazırlık materyallerinden yararlanabilirler. | TED | على سبيل المثال، قد يستفيد بعض الطلاب من قليل من المواد التحضيرية التى هي بحوزة طلاب آخرين بالفعل. |
| dedim. bazı öğrenciler geliyor, kutsal kitabımız Kuran'ı öğreniyorlar. | TED | يأتي بعض الطلاب إلى هنا، وكلهم يتعلمون القرآن، الكتاب المقدس للمسلمين. |
| ...bazı öğrenciler asla öğrenmiyor. | Open Subtitles | أظهرالتاريخ. بعض الطلاب لا يتعلّمون أبدا. |
| Kırıcılık okulu devam ediyor, ama bazı öğrenciler asla kavrayamayacak gibi. | Open Subtitles | مدرسة التكسير تستمر لكن بعض الطلاب لن يفهموا أبداً |
| bazı öğrenciler, oyun hakkındaki endişelerini dile getirdi. | Open Subtitles | أعرب بعض الطلاب عن قلقهم حيال المسرحية نفسها |
| bazı öğrenciler bunu gençlik intiharlarının tetikleyicisi olabileceğini düşünüyormuş ve biz de bu konuda hassas olmalıyız. | Open Subtitles | يشعر بعض الطلاب أنها قد تعتبر حافزاً لانتحار المراهقين، و يتحتم علينا أن نكون دقيقين حول ذلك |
| Çünkü duyduğumuza göre bazı öğrenciler toplantınızı protesto etmeyi planlıyormuş. | Open Subtitles | لأنه حسبما سمعنا، هناك بعض الطلاب الذين يخططون للتظاهر ضد لقائك المفتوح. |
| bazı öğrenciler SAT'dan kötü puan alır, çünkü onlardan öyle beklenir. | Open Subtitles | هذا يعني بأنّ بعض الطلاب سيعملون بشكل سيئ خلال SAT لأنهم يعرفون فقط إنهم يتوقّعونه |
| ...bazı öğrenciler asla öğrenmiyor. | Open Subtitles | بعض الطلاب لا يتعلّمون أبدا. |
| bazı öğrenciler Bayan F. diyor ama bu sana kalmış. | Open Subtitles | يفضل بعض الطلاب مناداتي بـ"السيدة (ف)." ولكن هذا الأمر عائدٌ إليك. |