| Nikolai aşağıdan sesler duydu. Ateş edildiğini duydu. beni bıraktı. | Open Subtitles | سمع رجال في الطابق السُفلي، يُطلقون النار، تركني |
| Ta ki bazı saçma dergilerde parasız yayın yapmaya karar verene kadar... ..ve beni bıraktı. | Open Subtitles | حتى قرر أن ينشر الأمر في مجلة سخيفة مقابل لا شيء و تركني خارج الأمر |
| Ama şu an burada değil, sorumlu olarak beni bıraktı. | Open Subtitles | لكنّه ليس هنا الآن، لذا تركني مسؤولا هنا. |
| Baş edemedi, olan bu ve beni bıraktı. | Open Subtitles | لم تستطع تحمل هذا وقد هجرتني |
| Beni aptal yerine koydu ve beni bıraktı. | Open Subtitles | لقد هجرتني |
| Asistan doktorum beni bıraktı da. Yardım lâzım mı? | Open Subtitles | لقد تركتني طبيبتي المقيمة، أتحتاجان مساعدة؟ |
| Burdayım, Woz. Şirket beni bıraktı. | Open Subtitles | أنا هنا يا (واز)، لقد تركتني الشركة. |
| beni bıraktı ve tek başına gitti! | Open Subtitles | وأقلعت وحده، وترك لي! |
| İki kez Moriarty'nin eline düştüm ama her defasında beni bıraktı. | Open Subtitles | مرتين كنت تحت نظر (موريارتي) وتركني أذهب في المرتين |
| annemin ne kadar zalim olduğunu biliyordu, ve ona bakmak için beni bıraktı. | Open Subtitles | ، كان يعرف مدى قسوة والدتنا . و تركني لأعتني بِها |
| Caddedeki bir barda beni bıraktı. | Open Subtitles | لقد تركني في بار آخر في الشارع |
| Ve sonra, aniden Bay Limehouse beni bıraktı. | Open Subtitles | أخرجني يا الله ثم فجأة تركني أذهب |
| Daha sonra Şirkuh beni bıraktı. Başka yoldan gideceğini söyledi. | Open Subtitles | (ثم تركني (شيركوح قال أنه سيذهب من الطريق الآخر |
| Niçin beni bıraktı? | Open Subtitles | اعني ,انه تركني بالخلف |
| Sonra bir an için beni bıraktı. | Open Subtitles | بعدها تركني للحظات |
| - O beni bıraktı. | Open Subtitles | هي من هجرتني |
| Avukatım beni bıraktı. | Open Subtitles | محاميتي هجرتني |
| Buradayım, Woz. Şirket beni bıraktı. | Open Subtitles | أنا هنا يا (واز)، لقد تركتني الشركة. |
| Kylie beni bıraktı, tamam mı? | Open Subtitles | لقد تركتني (كايلي)، حسناً؟ |
| beni bıraktı. | Open Subtitles | وترك لي. |