| benim oğlum bu okulda iyileşecek kızınız olsun ya da olmasın. | Open Subtitles | إبني سيكون بحال جيدة في هذه المدرسة مع أو بدون ابنتكم |
| Bunu sadece, eğer benim oğlum ve senin oğlun tehlikeden uzaksa yapabilirim. | Open Subtitles | والطريقة الوحيدة لفعل ذلك هي معرفة إن إبني إبنك بعيد عن الخطر |
| - Bir daha oğlumun yanına bile yaklaşma. - O benim oğlum! | Open Subtitles | ــ لا تقتربي من إبني ثانيَةً ــ لقد كان مُلكي أنا أوّلاً |
| Eğer benim oğlum olsaydı, bir güzel falakaya yatırırdım. | Open Subtitles | لو كان هو ولدي لكنت سأحمي مؤخرته الصغيرة |
| Serseriler benim oğlum olduğu için onu hırpalamaya çalışacaklar. | Open Subtitles | بحض الأشخاص سيأتون له لإنه ابنى ويقومون بضربة |
| O benim oğlum! Seni bunu yapmaktan alıkoysak daha kolay olmaz mı? | Open Subtitles | ّهذا هو فتاي أسيكون التصوير أسهل عليك لو علّقناك من طائرة ؟ |
| Ne fark eder, o benim oğlum. Etrafta kırıtsa bile, "Ne olmuş yani?" derdim. | Open Subtitles | بحق الجحيم، إنه إبني حتى لو أراد أن يكون شاذ جنسيًا، سأقول ماذا إذًا؟ |
| Sen benim oğlum değilsin ve seni denizde bulmadım, hepsi yalandı. | Open Subtitles | أنت لست إبني و أنا لم اجدك في البحر لقد كانت تلك كذبة |
| Ben bir kalleştim. O benim oğlum olsa ve beni geri aramasa, ben de aynı şeyi yapardım. | Open Subtitles | لو فعل إبني بي ذك،لحرمته من الميراث،سحقاً له |
| Bazen ona bakıyorum ve bu gerçekten benim oğlum mu diye soruyorum kendime. | Open Subtitles | أحيانًا أنظر إليه و أتساءل ما إذ كان إبني حقًا |
| benim oğlum aylar önce, doğumda öldü. | Open Subtitles | . إبني قد مات أثناء الولادة , منذ شهورٍ ولت |
| Günaydın! Bu benim oğlum. Benimle birlikte kontrol yapıyor. | Open Subtitles | صباح الخير، هذا إبني إنّه يقوم بالجولات معي. |
| Sevgili Vekil Charmichael: benim oğlum 19 yaşında. | Open Subtitles | عزيزي عضو مجلس الشيوخ كارمايكل: إبني بعمر 19 عاماً. |
| Korkunç bir ucube olabilir, ama hala benim oğlum. | Open Subtitles | حسناً، قد يكون مسخ كريه، ولكنه ما زال ولدي |
| Sen benim oğlum olamazsın. Sen ve ben hiç benzemiyoruz. | Open Subtitles | لا يمكن أن تكون ولدي أنا و أنت لا نتشابه في شيء |
| İşte benim oğlum! Büyük ve sevimli kung fu savaşçısı! O, benim oğlum! | Open Subtitles | هذا ولدي محارب الكونغ فو الكبير المحبوب هو ابني |
| O benim oğlum. Beni aramasını engellemeni istiyorum. | Open Subtitles | انه ابنى اريد منك ان تجعله يكف عن الاتصال بى |
| Müsait değil ha, işte benim oğlum. | Open Subtitles | عاجزة قليلاً هذا هو ولدي، هذا هو فتاي |
| Bak, bu sıralar benim oğlum olmandan dolayı sıkıntılılar yaşadığını biliyorum. | Open Subtitles | ،انظر، أعرف حال إبنى هذه الأيّام فتبدوا مليئاً بالحزن |
| Şu an bir dosta ihtiyacı olan kişi benim. Oğlum bana kızgın. | Open Subtitles | لو كان هناك أحد بحاجه لصديق الآن فهو أنا, أبني غاضب مني |
| - İşte benim oğlum! | Open Subtitles | اجعلهافي اتحاه1: 00. - ذلك ولدُي! |
| benim oğlum izliyor olsaydı, senin de aynısını yapacağını biliyorum. | Open Subtitles | أعلم أنك كنت ستفعل ذلك لو كان ابني يشاهد هذا |
| Ya o da bir hayvansa,... ..benim oğlum ozaman ... | Open Subtitles | اذا كانت لحيوان أيضا حينئذ ربما يكون أبنى |
| benim oğlum yok dedim! Hemen çek git ve beni yalnız bırak. | Open Subtitles | اخبرتك اني ليس لدي ابن فما رايك ان تخرج من هنا وتتركني وحدي ؟ |
| benim oğlum David, yaşıyor Christine. | Open Subtitles | إنه ابني وهو سليم، إنه دايفيد إنه على قيد الحياة يا كريستين |
| o benim oğlum değil! oğlum olduğuna inanmıyorum. | Open Subtitles | هو لَيسَ إبنَي أنا لا أشعر بأنّه إبنُي. |
| İşte benim oğlum. | Open Subtitles | هذا فتايّ. |
| benim oğlum vardı... O da... İçki isteyen var mı? | Open Subtitles | كان لدي إبن أيضاً هل يريد أحدكم الشراب ؟ |