| Bunu kocama söylemek aklımın ucundan geçmezdi ama sen de benimle geliyorsun. | Open Subtitles | لم أعتقد قط أنني قد اطلب هذا من زوجي لكنك ستأتي معي |
| Beni buraya getirttin, şimdi benimle geliyorsun. Hadi! Beyler kesin şunu! | Open Subtitles | جعلتني أصعد هنا ، ستأتي معي الآن هيا ، أخرسوا ياشباب |
| Sen benimle geliyorsun. - Seninle birlikte üç yolcu olduk! | Open Subtitles | لا, أنتِ ستأتين معي لدينا ثلاث ركاب الآن |
| Burada kalıp sizinle sohbet etmek isterdim ama Max... - benimle geliyorsun. | Open Subtitles | اسمع كنت اود البقاء هنا والدردشة معكم لكن ماكس سوف تأتي معي |
| Üzgünün tatlım, benden başka kimse arabamı kullanamaz. O halde sanırım benimle geliyorsun, şekerparem. | Open Subtitles | لا احد يقود سيارتي الا انا اعتقد انك قادم معي اذا |
| Dışarı bakın. Sen benimle geliyorsun. | Open Subtitles | أنتما الاثنان ابحثا في الخارج، وأنتَ تعال معي |
| - Hayır, benimle geliyorsun. - Nereye? - Eve, paçavranı alıp gitmeye. | Open Subtitles | كلا، ستأتي معي الى البيت حتى تحزم خرقك وتغادر |
| benimle geliyorsun. | Open Subtitles | هيا .. إحضر حقائبك و إحزم أمتعتك ستأتي معي |
| Özür dilerim. Ama, şimdi benimle geliyorsun. | Open Subtitles | اعذرني ، لكنك الآن ستأتي معي وسنجد سيرينا |
| Kusura bakma. Ama şimdi benimle geliyorsun. Serena'yı bulacağız, | Open Subtitles | اعذرني ، لكنك الآن ستأتي معي وسنجد سيرينا |
| Sadece ne istediğini söyle. Sen Bay Deniz Komandosu, hayatta kalma uzmanı benimle geliyorsun. | Open Subtitles | أنت السيد المكافح في القوات الخاصة ستأتي معي |
| Aşkı aramaktan vazgeçecek birisi değilim bu yüzden Paris'e gidiyorum ve sen de benimle geliyorsun. | Open Subtitles | انا واحده لن تتوقف عن البحثِ عن الحب لهذا انا سأذهب لباريس ولهذا انتي ستأتين معي |
| Bölgeye gelmekle aptallık ettin. benimle geliyorsun kurt. | Open Subtitles | تغابيتِ حين جئت لحيّنا، ستأتين معي يا مذؤوبة. |
| Adamlarla 10 dakika içinde gidiyorum ve sen de benimle geliyorsun eğer dediğimi yapmazsan buğdayların mahvolması için beni ayarttığını söyleyeceğim! | Open Subtitles | "سأرحل مع الرجال خلال عشر دقائق وأنتِ ستأتين معي." "واذا لم تفعلي, سأقول لهم انكِ اقنعتيني بأن ادمر القمح, |
| benimle geliyorsun, benimle geliyorsun, tamam mı? | Open Subtitles | سوف تأتي معي. تريد أن تأتي معي، أليس كذلك؟ |
| Ve yapacak çok işimiz var, bu yüzden benimle geliyorsun. | Open Subtitles | ولدينا عمل طويل ينتظرنا لذا عليكِ أن تأتي معي |
| Sana söyledim kardeşim, sen de benimle geliyorsun. | Open Subtitles | لقد أخبرتك مسبقاً أخي الصغير أنت قادم معي |
| Birini ziyaret etmeliyiz. Lexington Caddesi. benimle geliyorsun. | Open Subtitles | علينا زيارة شخص ما شارع ليكسنغتون، تعال معي |
| Biliyorum, ama yine de benimle geliyorsun. | Open Subtitles | أعرف، ولكنك سترافقني بأيّة حال |
| - Polisi arayacağım, benimle geliyorsun. - Herşeyi rüya farzet. | Open Subtitles | ـ سأتصل بشرطة سوف تأتين معي ـ يجب علينا ان ندعي بأن هذا كان حلماً |
| Justin tüm gece oturacak olsan bile benimle geliyorsun, anladın mı? | Open Subtitles | اسمع, جاستن, اذا يجب عليك الجلوس طوال الليل, ستذهب معي إلى الحفلة, اتفهم? |
| - Sevgilim, benimle geliyorsun. - Onunla gidiyorum, tamam mı? Haydi. | Open Subtitles | هيه هل ستأتين معى انا ذاهب معها هيا بنا. |
| Güvenlik brifingine benimle geliyorsun. | Open Subtitles | سترافقينني إلى الإجتماع الأمني |
| En güzeli de benimle geliyorsun. | Open Subtitles | أفضل جزء فى كل هذا , انتَ سوف تأتى معى |
| Bailey Gates, benimle geliyorsun. | Open Subtitles | قف يا بيلى جيتس، تعال معى. |
| Hadi eşyalarını topla. benimle geliyorsun. | Open Subtitles | هيا , أحضرى أغراضك سوف تأتين معى |
| Sen benimle geliyorsun. | Open Subtitles | أنت المقبلة معي. |
| Cüce kılıklı, sen benimle geliyorsun. | Open Subtitles | أيتها الصغيرة ستذهبين معي |