| Kızı takip ettiğim gece onun bir casus olduğundan bile haberim yoktu. | Open Subtitles | لم أكن أعلم حتّى بأنّه كان جاسوساً عندمّا تبعته في تلك الليلة. |
| Alarm saatimde 05:00 diye bir şey olduğundan bile haberim yoktu. | Open Subtitles | لا أعلم حتّى إذا كانت ساعتي تحتوي على "0500" أم لا *تعني الخامسة لكن بِلُغة الجيش* |
| Buranın varlığından bile haberim yoktu. | Open Subtitles | لم أكن أعلم حتّى بأن هذا هُنا |
| İki hafta öncesine kadar Jacob'ın varlığından bile haberim yoktu. | Open Subtitles | لم أكن أعرف حتى أن يعقوب موجود إلا منذ أسبوعين |
| Ekibinden ayrildigindan bile haberim yoktu. | Open Subtitles | فأنت لا تخبرني بأي شيء، فلا أعرف حتى إن كان مع فريقه أم لا |
| Daha yaşayıp yaşamadığından bile haberim yok. | Open Subtitles | لا أعرف حتى اذا كانت على قيد الحياة أو لا |
| Tavuğu kızarttığından bile haberim yoktu. | Open Subtitles | لم أعلم حتى أنك قمت بقلي قطع الدجاج هاته |
| Şehirde olduğundan bile haberim yoktu. | Open Subtitles | لا أُصدق هذا. لم أعلم حتى أنها في المدينة. |
| - Geri geldiğinden bile haberim yoktu. | Open Subtitles | -لم أعلم حتّى أنّه عاد . |
| Vejeteryanın ne olduğundan bile haberim yok. Ben Cleveland'da büyüdüm. | Open Subtitles | أنا لا أعرف حتى ما هو ، أنا كبرت في كليفلاند |
| Gösterinizi izlemedim. Hatta geldiğinizden bile haberim yoktu. | Open Subtitles | لم أر العرض, في الواقع لم أعرف حتى انك كنت هنا |
| Bu sabah kalktım ve fark ettim ki yulaf ezmesinin üstüne esmer şeker koyup koymadığımdan bile haberim yoktu. | Open Subtitles | استيقظت هذا الصباح وأدركت أنني لم أعرف حتى ما إذا كنت أحب إضافة السكر البُني لوجبة الشوفان خاصتي |
| Siz bana söyleyene kadar tüm bu işlere bulaştığından bile haberim yoktu. | Open Subtitles | لمْ أكن أعرف حتى أنّه كان مُتورّطاً في كلّ هذا حتى أخبرتني أنتِ. |
| Ekibinden ayrıldığından bile haberim yoktu. | Open Subtitles | فأنت لا تخبرني بأي شيء، فلا أعرف حتى إن كان مع فريقه أم لا |
| Sezonun başladığından bile haberim yoktu. | Open Subtitles | لم أعلم حتى أن الموسم الجديد بدأ |
| Baxter ile Wendy'nin orada olduğundan bile haberim yoktu. | Open Subtitles | أعني، لم أكن أعلم حتى أن (ويندي) و(باكستير) كانا هناك بالقرب منه |