| Bu tür zor dönemlerde ben daha büyük bir güce sığınıyorum. | Open Subtitles | أتعلمين, باللحظات الصعبة كهذه عادة أتجه لقوة أعظم مني الدين ؟ |
| Bu yemeğinizi yaklaşık normal yer çekiminin 500.000 katı bir güce maruz bırakıyor, ve aman allahım, bütün bir tavuğu nasıl temizliyor. | TED | إنها تعرّض الطعام لقوة أقوي بخمسين ألف مرة من الجاذبية الأرضية، ويا إللهى، أيمكنها تصفية مرقة الدجاج. |
| Böyle bir güce sahip olmak istiyor musun? | Open Subtitles | هل هي رغبتك أن تصبحي فى مثل تلك القوة ؟ |
| Mısırlılar arasında tanrılaştırılmış olmasına rağmen Goa'uld içinde hiçbir zaman herhangi bir güce sahip olamamıştır. | Open Subtitles | كان يعظم بواسطة المصرين القدماء لكن بين الجواؤلد لم يكن لة أي قوة من أي نوع |
| Ama eğer bizler halkaları kırabilirsek, işte o zaman aynı öfke büyük bir güce dönüşebilir. | TED | ولكن إذا كنا قادرين على كسر تلك الدوائر، فإن نفس الغضب يمكن أن يتحول إلى قوة عظمى. |
| Akılcılığımıza, daha yüksek bir güce sözde güven ve bağlılığımıza kural ve yasalara dayalı sistem kurma gücümüze rağmen en temel güdülerimiz hepsinden güçlü. | Open Subtitles | لكل عقلانيتنا، ثقتنا و إخلاصنا لقوة أكبر قدرتنا على خلق مجموعة من القواعد و القوانين أجهزتنا الأساسية أكبر من أي شئ |
| İkinci adım, kendini daha büyük bir güce teslim et. | Open Subtitles | الخطوة الثانية: أن أسلم نفسي لقوة أعظم |
| İşgalci bir güce dönüşerek yapamayacağımız kesin. | Open Subtitles | حتما ليس عن طريق تحولنا لقوة محتلة |
| Bu tür bir güce sahip olmak istiyor musun? | Open Subtitles | هل هي رغبتك أن تصبحي فى مثل تلك القوة ؟ |
| Ama karanlık, gerçek karanlık kendine has bir güce sahip. | Open Subtitles | ولكن السواد الظلام الحقيقي لديه قوة من تلقاء نفسه |
| Jedi'ların hayal bile edemeyeceği kadar büyük bir güce ulaşıyorum. | Open Subtitles | لقد اصبحت اكثر قوة من اي (جيدي) كان يحلم بها |
| Sizin belirginlik alanında çıkmanız ya da bilinmeyen birine veya bir şeye şans vermeniz için sizi boşluğun üzerine çekecek bir güce ihtiyacınız var ve bu dikkat çekici güç güvendir. | TED | من أجل أن تنتقلوا فجأة من مكان الواقع، لاغتنام الفرصة فيما يتعلق بذلك الشخص أو الشيء المجهول، تحتاج إلى قوة لتسحبكم على الجانب الآخر من الهوة، وهذه القوة الرائعة هي الثقة. |
| Ama adalet ve intikam arayışında eşsiz bir güce ihtiyaç duyacaksın. | Open Subtitles | لكن في طلبك للعدالةِ والثأر. ستحتاجين إلى قوة عظيمه |