| Orada burada bir kaç sivrisineği öldürmenin bir manası yok. | TED | ليس هناك فائدة من مجرد قتل بعوضة مفردة هنا وهناك. |
| Babası öldükten sonra kızı kurtarmanın pek bir manası yok. | Open Subtitles | لا فائدة من إنقاذ طفلتك إذا انتهى الأمر بموت أبيها |
| Sana "geri dön" dediğim zaman, ileri gitmenin bir manası yoktur. | Open Subtitles | لو قلت استديروا وارجعوا فلا فائدة من المواصلة عندئذ |
| Sunagakureli bir takımla savaşmamızın bir manası yok. | Open Subtitles | لا جدوى من قتال مشاركي قرية الرمل مع بعضهم |
| Hayır, Everett ben seni seviyorum. Onun benim için hiç bir manası yok. | Open Subtitles | لا، ايفيريت ، انا احبك انها لا تعني شيئا بالنسبة الي حقا؟ |
| Söylüyorum yani, bir manası varmış gibi hissettirdi. | Open Subtitles | لست أقول إلا أشعر وكأن القبلة عنت شيء ما |
| Sana da olmaya başlamadan üzerinde konuşmanın bir manası yok. | Open Subtitles | قبل أن يبدء بالحدوث اليك , لا يوجد فائدة من مناقشته |
| Bana göre Detroit'in yapılı arabalarını kullanmadıkça Amerika'da olmamın bir manası yok. | Open Subtitles | بالنسبة لي ، لا يوجد فائدة من التواجد في امريكا بدون قيادة سيارة ديترويت |
| Üzgünüm. Tüm bunların bir manası var mı? Kötü bir kaç gün geçirdim. | Open Subtitles | ليخدع شخص جميلاً , ليصدق انك سفاح انا اسف , لكن هل هنالك فائدة من كل ذالك |
| Bize yalan söylemenin bir manası olmadığını bilin diye bunları söylüyorum. | Open Subtitles | حسناً , أخبركما بذلك , كي تعلما بأنه ليس ثمّة فائدة من الكذب علينا الكذب ؟ |
| Böyle bir günde bir fark yaratamazsan seçilmenin bir manası kalmaz. | Open Subtitles | لا فائدة من انتخابك إن لم تحدث فرقاً في يوم عصيب كهذا |
| Böyle bir yerde kilit kullanmanın bir manası olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | اظن انه لا فائدة من استخدام الاقفال في مكان مثل هذا |
| Ziyaret saatlerinde buraya gelmenizin bir manası yok. | Open Subtitles | لا فائدة من القدوم هنا لأجل ساعات الزيارة |
| Pekala konuyu uzatmanın bir manası yok. | Open Subtitles | حسناً إذاً، لا جدوى من المناورة حول الموضع |
| Ama işlemediğin bir suç için ölmenin de bir manası yok. | Open Subtitles | لكن لا جدوى من الموت بسبب جريمة لم تقترفها |
| Evet, koruyamadıktan sonra bu kadar... kaynağımızın olmasının bir manası yok. | Open Subtitles | أجل، فلا جدوى من هذه المصادرة إن عجزت عن حمايتها. |
| Beyler, üzerinde düşünecekseniz tarihlerin de bir manası olabilir. | Open Subtitles | يا جماعة ان فكرتم بالامر حتى التواريخ تعني شيئا |
| Paul'un boya mermilerinin bir manası var ise, belki de bu çocuklar bunu bana açıklayabilirdi. | Open Subtitles | لو كانت كرات "بول"تعني شيئا ربما هؤلاء يستطيعون شرح هذا لي |
| Söylüyorum yani, bir manası varmış gibi hissettirdi. | Open Subtitles | لست أقول إلا أشعر وكأن القبلة عنت شيء ما |