| Ve göreceğiniz ilk şey, çapraz yaklaşık bir metre kesit gösteren bir ekran. | TED | واول شيء يمكن ان ترونه هو شاشة شفافة بعرض متر واحد |
| Değerlendirmelerin çoğuna göre en az bir metre yükselmeyi göreceğiz. | TED | معظم التوقعات أنه، في هذا القرن، سنحصل على الأقل على متر واحد. |
| Sana camdan bir metre uzakta durmanı söylediler mi? | Open Subtitles | ألم يخبروك بأن تبقي علي بعد ثلاثة أقدام من الزجاج؟ |
| Bu göl, tıpası çekilip aşağı doğru döküldüğünde ve sonunda kuruduğunda bu buz örtüsü bir metre yükseldi. | Open Subtitles | عندما جفّت هذه البحيرة ونُزعت السدادة واندفع الماء كله إلى هنا ارتفعت صفيحة الجليد هذه مسافة متر |
| bir metre uzunluğundaki son derece hassas olan kuyruk, vücudunun çeyreğini oluşturan başından sarkıyor. | Open Subtitles | ..ذيل حساس جدا يبلغ طوله متر واحد يتدلى متعلقا من الرأس الذي يشكل ربع حجم الجسم |
| Mayınlara bir metre uzakta durmayı başaramayız. | Open Subtitles | أمتار قليلة من الألغام! لن ننجح |
| Niye biliyor musunuz? Ofisteki herkesten bir metre uzunsun diye mi? | Open Subtitles | لأنك أطول بثلاثة أقدام من كل العاملين في الشركة ؟ |
| bir metre hata payıyla yerini tespit edebiliriz. | Open Subtitles | يمكننا اذن تعقبك على بعد ثلاث خطوات |
| Sonuç olarak, bunun gerçekliğine inanmaya başlıyorum; bir metre ötede bir kırmızı domates var. | TED | وكنتيجة سأعتقد بأن هذا هو الواقع بأن هناك طماطم حمراء على بعد متر واحد |
| İlk üç ayda, kökler bir metre derinliğe ulaştılar. | TED | خلال الثلاثة شهور الأولى، تصل الجذور لعمق متر واحد. |
| Lut gölünün seviyesi, her yıl bir metre daha azalıyor. | Open Subtitles | فإن منسوب مياه البحر الميت في انخفاض أكثر من متر واحد في السنة |
| Pardon, bir metre... senden bir metre uzakta durmamı söyledin. | Open Subtitles | اسف, متر واحد لقد قلت ان ابقى بعيدا عنك مسافة متر واحد |
| Bu yüzden burada çekim yapmanın altın kuralı sudan bir metre uzakta durmak. | Open Subtitles | فقاعدة التصوير الأساسية هنا هي الابتعاد متر واحد عن المياه |
| Bu da silahın, kurbanın bir metre uzağından ateşlendiğini gösterir. | Open Subtitles | على بعد أقل من ثلاثة أقدام من الضحية صحيح |
| bir metre beton ve çelik ve 3 metre çamurla kum. | Open Subtitles | ثلاثة أقدام من الخرسانة وقضبان الحديد بالإضافة لعشرة أقدام من التراب والرمل |
| Patlama dizaynına bakarak bombanın kapının bir metre içine koyulduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | أستطيع أن أقول من نمط الأنفجار أن القنبلة تم زرعها على مسافة ثلاثة أقدام من الباب الامامي |
| Onun bir metre 76 cm olduğunu saptadık. | TED | توقعنا بأنّ طوله متر و 76 سم. |
| Mayınlara bir metre uzakta durmadan yapamayız. | Open Subtitles | أمتار قليلة من الألغام! لن ننجح |
| Niye biliyor musunuz? Ofisteki herkesten bir metre uzunsun diye mi? | Open Subtitles | لأنك أطول بثلاثة أقدام من كل العاملين في الشركة ؟ |
| "bir metre daha ve artık orada yaşamıyor olacak." | Open Subtitles | "ثلاث خطوات زياده, ولن يعيش هنا بعد الآن. |