| Her birimiz Tanrı'nın gözünde bir sanat eseri olarak yaratıldık. | Open Subtitles | كل واحد منا هو عمل فني خلق على صورة الله. |
| Bunun dönüştürülebilir bir sanat eseri olduğunu kanıtlayın ben de kabul edeyim. - Ortada gerçek bir hırsızlık var. | Open Subtitles | أثبت أنه عمل فني متغير وسأوافق على أن هذه سرقة حقيقية. |
| Önyargılı olabilirim ama bence bu tam bir sanat eseri. | Open Subtitles | حسناً, ربما أني منحازة, لكني أعتقد فعلاً, أنها تحفة فنية |
| 12 milyon dolarlık bir sanat eseri ödünç falan alınmaz. | Open Subtitles | أنت لا تستعير تحفة فنية تُـقدر ثمنها حوالي 12 مليون |
| Ben bunun bir sanat eseri olduğunu sanıyordum, ama fazlasıymış. | Open Subtitles | أتذكر انها عمل فنى ولكنها أكثر من ذلك |
| Tam bir sanat eseri. | Open Subtitles | إنّها قطعة فنيّة. |
| Doğru dürüst iş çıkmasını istiyorlarsa soyunup ölçülmeleri gerektiğini çünkü bunun sadece onlara özel olarak üretilecek bir sanat eseri olduğunu söyler. | Open Subtitles | إنها تخبرهم أنهم إذا أرادوا إنجاز الأمر بطريقة صحيحة فعليهم أن يتعرّوا ليتم قياسهم. لأنه عملٌ فنّي مصنوع خصيصاً لهم .وليس لأحد آخر |
| - Vay, bu bir sanat eseri, Danny. | Open Subtitles | -رائع، هذا عمل فنان يا (داني ). |
| Yaşayan bir sanat eseri. | Open Subtitles | . إنه قطعة فنية حيّة |
| Lobide güzel bir sanat eseri olması gibi birşey bu. | Open Subtitles | إنها كتحفة فنية في الردهة |
| Gördüğünüz gibi, mahzenimiz tam bir sanat eseri. | Open Subtitles | كما ترا لدينا قبو في حالة من الفن . |
| ve bunların bir sanat eseri oluşturmadaki etkileşimlerine bir göz atalım. | TED | وكيف تعمل معًا لتكوين عمل فني. |
| Galeri mekânı dışında bir yerde bulunan bir sanat eseri olsa da sanat dünyası tarafından koruma altına alındı. | TED | (ضحك) بالرغم من كونه عمل فني يتواجد خارج المعرض، باستمرار تقدم المشروع، تم الحفاظ عليه عن طريق عالم الفن. |
| bir sanat eseri gibi tüm kurallardan kendini kurtarmıştı. | Open Subtitles | خاليةمنجميعقوانينها، مثل عمل فني. |
| O taslak için epey zaman harcıyorsun. Oldukça iyi bir sanat eseri bekliyorum. Ah, hayır, sakın bakmayın. | Open Subtitles | أنكِ تستغرقين وقتاً طويلاً فى تلك اللوحة أعتقد أنها ستكون تحفة فنية |
| O taslak için epey zaman harcıyorsun. Oldukça iyi bir sanat eseri bekliyorum. | Open Subtitles | أنكِ تستغرقين وقتاً طويلاً فى تلك اللوحة أعتقد أنها ستكون تحفة فنية |
| Bizim açımızdan Telford bir sanat eseri Şikago'nun gerçek anıtlarından biri. | Open Subtitles | عظمة كلاسيكيته .... بالنسبة لنا, ان تلفورد يعد عمل فنى |
| bir sanat eseri doğar. | Open Subtitles | لقد ولد عمل فنى جديد |
| - Tam bir sanat eseri. | Open Subtitles | هذا الشيء قطعة فنيّة. |
| Bu bir sanat eseri. | Open Subtitles | إنها عملٌ فنّي |