| Onların da elektromanyetik silahları var. Bu boyutta gemilerde asla görmediğim bir şey. | Open Subtitles | لديهم أسلحة بنادق أيضاً ، لم أراهم في سفن بتلك الحجم من قبل |
| Gazı tünelden emip çıkartacak devasa boyutta bir gaz bacası yapmam gerekecek tıpkı bir vakum gibi, petrol sahalarındakine benzer. | Open Subtitles | سأقوم بصنع حارق ضخم الحجم ليمتص شطط الغاز من الأنفاق الأرضية و يحرقه في الفراغ مثلما يحصل في حقول النفط |
| Böylece siz gerçekten, açıkça ben bu boyutta bir işlemi yaparken aklımda neler dönüp bittiğini duyabileceksiniz. | TED | لكي تستطيعون حقاً سماع ما يجول في عقلي بينما أقوم بحسابات بهذا الحجم. |
| Bu büyük grup portresi, Rafael'in "Atina Okulu" ile birebir aynı boyutta. | TED | هذه المجموعة العملاقة من البورتريهات في نفس حجم مجموعة رفائيل "مدرسة أثينا." |
| Sana bir şey sorabilir miyim? Hmm? Diğer boyutta kapana kısıldığında, oradan kurtulamayacağını | Open Subtitles | أتمانعين إذا سألتكِ شيئاً ما ؟ عندما كنتِ محجوزة في البعد الأخر هذا |
| Birinci boyutta önemli olan kendine dürüst olmaktı. | TED | حيث، على بُعد واحد الأمر مرتبط بالصدق مع النفس. |
| Yüksekteki meydanlar olarak, açık hava alanları olarak, binanın tamamı boyunca kullanılması için bu açıklıkları böyle bir boyutta yaptık. | TED | لقد جعلنا تلك الفَتحات بهذا الحجم لتكون بمثابة مساحات مرتفعة أو فضاءات خارجيّة على امتداد ارتفاع المبنى كلّه. |
| Sadece ayakkabı ve toz torbasıyla bu boyutta bir duvara atılma fikri imkânsız görünüyordu. | TED | فكرة تسلق جدار بهذا الحجم بالاعتماد فقط على زوج أحذية وحقيبة طباشير، بدت مستحيلة. |
| Ancak herhangi bir iki hastanın parmağında farklı boyutta kan damarları olacaktır. | TED | لكن لا يحمل مريضان أوعية دموية متشابهة الحجم في إصبعهما. |
| Aletler de ufaldıkça ufalıyor ama parmaklarımız aslında aynı boyutta kalıyor. | TED | فالأجهزة اصبحت أصغر فأصغر ولكن أصابعنا مازالت بنفس الحجم. |
| Ve eminim buradaki herkes ekstra-büyük boyutta isterdi, değil mi? | TED | انا متأكد أن الجميع هنا يريد الحجم الكبير جدا, أليس كذلك؟؟ |
| Dr. Morbius, bu boyutta bir bilimsel buluşun Birleşik Gezegen kontrolüne girmesi gerekir. | Open Subtitles | موربس" إن كشفا علميا بهذا الحجم يجب أن يوضع تحت إشراف إتحاد الكواكب |
| Bu boyutta bir transistör ve enerji çıkışı olsa ve yeterince ince bir tel, onarabilir misiniz? | Open Subtitles | لو لديك ترانزيزتور فى هذا الحجم و مصدر طاقه و سلك رفيع كفايه , يكنك ان تصلحه ؟ |
| Peki nanopartikül nedir ve nano boyutta olmak ne anlama geliyor? | TED | لذا فما هي جزيئات النانو و ماذا يعني بأن تكون في حجم النانو؟ |
| Keskin bir bıçakla karnıbaharın çiçeklerinden birini keserseniz, ve kestiğiniz parçalara ayrı ayrı bakarsanız, bütün bir karnıbaharı, ama ufak boyutta olduğunu düşünürsünüz. | TED | إذا قمت باستعمال سكّين حادّ لقطع إحدى الزّهور الصغيرة للقرنبيط ونظرت إليها على حدة، فستحصل على زهرة قرنبيط كاملة، ولكن في حجم أصغر. |
| Diğer boyutta bana büyü kitabını göstermiştin ve içinde bu vardı. | Open Subtitles | في البعد البديل رايت كتاب من التعويذات ، وهذا كان عليه |
| Başka bir boyutta hala yaşıyor olabilir, değil mi profesör? | Open Subtitles | من الممكن أن تكون على قيد الحياة في بُعد آخر بمكان ما، صحيح يا أستاذ؟ |
| Kendilerine herhangi bir kuvvet uygulanmadan üç boyutta serbestçe süzülürler. | TED | يطوفون بحرية في أبعاد ثلاثة دون أي قوى تؤثر فيهم. |
| Beynin her şeyin mümkün olduğunu büyülü, başka bir boyutta işliyor. | Open Subtitles | عقلكِ يوجد في تلك الأبعاد السحرية الأخرى أين أي شيء ممكن. |
| Sanırım onun geldiği boyutta müzikal tiyatro çok tutuluyor. | Open Subtitles | أظنه قادماً من بُعدٍ يحب المسارح الموسيقية. |
| Ve o bu mahareti vajinayı tümüyle atlamak ve spermlerini doğrudan diş uterusuna boşaltmak için kullanıyor ama bu ideal boyutta olduğu anlamına gelmiyor. | TED | وهو يستخدم هذه المهارة حتى يتعدى المهبل ويخزن الحيوانات المنوية مباشرة في الرحم. من دون ذكر حجمه الجيد |
| Bazı kişisel boyutta aşırı aksi fikirde olduğum insanlar da konuşuyorum. | TED | أتحدث إلى بعض الناس الذين أختلف معهم بشكل عميق على المستوى الشخصي. |
| Bunda ve alternatif boyutta. Bu tarafa erişim zor. | Open Subtitles | هنا وفي البُعد البديل يصعب ولوج التفاعل في هذه الجهة |
| 'ın garip bir versiyonu farklı bir boyutta keşfetmek gibi değil. | Open Subtitles | ليس اكتشاف ابعاد اخري كنسخة غريبة من فيلم Who's Afraid of Virginia Woolf? "فيلمدراميعن زوجانفيمنتصفالعمر " |
| Burada ama bize yardımcı olacak halde değil ve umarım şu anda başka bir boyutta ayağımın altında değildir. | Open Subtitles | إنها هنا , ولكنها ليست جزءاً من المجموعة هنا وآمل بألا تكون تحت قدمي في بعد زمني آخر هنا |
| Farklı boyutta ve farklı şekilde yapılmış. | Open Subtitles | فذلك حجمهُ يختلف وصناعتهُ تختلف. |
| Ay gerçekten de tam olması gereken boyutta; büyük, ama çok büyük değil. | TED | فالقمر هو بالحجم الصحيح تمامًا: كبير، نعم، لكن ليس كبيرًا جدًّا. |
| Bu, dünyanın gece görüntüsü ve gezegenimizi küresel bir boyutta nasıl etkilediğimizin en çarpıcı örneklerinden birisi de bu. | TED | هذه هي أرضنا في المساء، وذلك واحد من أكثر الأمثلة إثارة عن كيف أثرنا على كوكبنا على نطاق عالمي. |