| bu istasyondan bir başka sefer daha olacak. | Open Subtitles | ستكون هناك واحدة أخرى سترحل من هذه المحطة |
| Onlara bu istasyondan zorla kaçırılan kafkas, erkek, 20'li yaşlarda, kahverengi bir ceket giyen ve siyah bir çanta taşıyan birisini aradığımızı söyle. | Open Subtitles | أخبرهم أن لدينا رجل قوقازي، في أوائل العشرينات, يرتدي جاكيت بني ويحمل حقيبة سوداء تم اختطافه من هذه المحطة |
| Ne bir ceket, ne bir kalem, ne de başka bir eşya bu istasyondan çıkmayacak. | Open Subtitles | ليتأكدوا من أن جميع موظفيك سيخرجون في الوقت المحدد لن يبقوا معطفاً , ولا قلماً لن تتركوا أي تذكار في هذه المحطة |
| Son bir saat içerisinde, yanında kadınla ya da kadın olmadan bu istasyondan ayrıldığına inanmamızı sağlayan veriler var. | Open Subtitles | ولدينا سبب للاعتقاد بأنه غادر من هذه المحطة مع أو بدون المرأة, في الساعة الأخيرة أو ما يقاربها |
| - Seninle herhangi yere gitme defterini kapattık ve şimdiye dek kıçına tekmeyi basıp bu istasyondan defetmen gerekirdi. | Open Subtitles | لقد انتهينا من الذهاب معك الى أي مكان و انت كان يجب عليك ركله من مؤخرته الى خارج هذه المحطة الان |
| Herkesi bu istasyondan kurtarabilecek en iyi şansımız bu ama yardım etmelisiniz. | Open Subtitles | ويمكننا فعله مجدداً إنها أفضل فرصة لدينا لأخراج الكل من هذه المحطة لكننا بحاجة إلى مساعدتك |
| Ben bu istasyondan değilim.Sadece kurtarma görevindeyim. | Open Subtitles | لست من هذه المحطة أنا في مهمة إنقاذ |
| Son tren bu istasyondan. | Open Subtitles | آخر قطار من هذه المحطة |
| Sanırım bu istasyondan hoşlanmadım. | Open Subtitles | لا أظن أن هذه المحطة تعجبني |
| bu istasyondan çıkamayacaksınız. | Open Subtitles | لن تخرجي من هذه المحطة |