| Bu konuda bir şey bildiğini öğrenirsem seni hapse atarım. | Open Subtitles | لو إكتشفـت أنك تعرف أي شيء عن هذا سأضعــك بالسجــن |
| İnsan dışarı çıkmalı. O flüoresan ışık insanı öldürüyor. Bu konuda bir şey okumuştum. | Open Subtitles | عليك الخروج دائماً ، مصابيح الفلورسنت هذه ستقتلك ، لقد قرأت شيئاً عن هذا |
| Yazılmışlardı çünkü öfkeliydiler ve Bu konuda bir şey yapmak istiyorlardı | TED | سجلوا لأنهم كانوا غاضبين وأرادوا فعل شيء حيال ذلك. |
| Bu konuda bir şey bilip bilmediğini sormak istiyor. | Open Subtitles | و هي تريد أن تسألك إن كنت تعرف شيئاً عن ذلك |
| En azından Bu konuda bir şey yapıyorsun. Gidiyor olman çok kötü. | Open Subtitles | على الأقل أنت تفعلين شيئاً حيال ذلك إنه فقط شيء مؤسف أن ترحلي. |
| Umarım Bu konuda bir şey yapabilirsiniz Bay Gilbert. | Open Subtitles | كنت آمل أن يكون بوسعك فعل شيء حيال هذا الأمر, سيد حلبرت |
| Bu konuda bir şey bilmiyorum. Bütün kayıtlarımızı istediğiniz gibi inceleyin. | Open Subtitles | أنا لا أعلم شيئا عن هذا أية تسجيلات لدينا هي لك أن تفحصها |
| Evet ve bu yüzden de Bu konuda bir şey yapmamız gerekiyor. | Open Subtitles | الحق ، وهذا هو السبب علينا أن نفعل شيئا حيال ذلك . |
| Bu konuda bir şey diyemeyeceğimi bilmelisin. | Open Subtitles | انت تعلم أنه ليس مسموح لي بأن أقول أي شيء عن هذا |
| Hükümetle bağlantısı olan kimse, Bu konuda bir şey bildiğini asla kabul etmemeli. | Open Subtitles | ...لا يوجد أي أحد بالحكومة سيعترف بأنه يعرف أي شيء عن هذا |
| Üç, Bu konuda bir şey söylersen, seni öldürürüm. | Open Subtitles | ثالثًا، إذا ذكرت أي شيء عن هذا سأقتلك |
| Acele etmeyelim. Bu konuda bir şey biliyorsan, bir an önce anlat. | Open Subtitles | لنهدأ ، أذا كنت تعرف شيئاً عن هذا يجب أن تخبرنا به ألآن |
| Sana söyledim, Bu konuda bir şey bilmiyorum. | Open Subtitles | انا اخبرتك اني لا اعلم شيئاً عن هذا الموضوع |
| Peki, Bu konuda bir şey yapan tek kişi ben görünüyorum. | Open Subtitles | حسنا، على الاقل أنا الوحيد الذي يبدو انه يفعل شيء حيال ذلك. |
| Bu konuda bir şey yapamam. Ve sen niye bu S1 bilmem neyi bu kadar önemsiyorsun? | Open Subtitles | لا يمكنني فعل شيء حيال ذلك ثمّ لماذا أهتم أصلاً بما تريد تلك المجموعة فعله؟ |
| Bu konuda bir şey söylemedi. Onu yeni gördüm. | Open Subtitles | لم يقل شيئاً عن ذلك قابلته فحسب |
| Ama kendini fasulyeden nimet saymayı bırakıp gidip Bu konuda bir şey yapmalısın. | Open Subtitles | لكن الإستقلالية حاول بيعها لنفسك كأنها شيئاً جيد ، و إذهب لفعل شيئاً حيال ذلك |
| Bu konuda bir şey yapabilecek olan oydu. | Open Subtitles | لو كانت هنا لكانت فعلت شيء حيال هذا الأمر |
| Bu konuda bir şey biliyor olamazsın, değil mi? Benim inle cinle işim olmaz. Ödümü koparırlar. | Open Subtitles | هل تصادف انك تعرف شيئا عن هذا ؟ انا لا اقحم نفسي مع العفاريت فهم يخيفوني |
| Görünen o ki Elijah sonunda Bu konuda bir şey yapmış. | Open Subtitles | ويبدوا أن إيلايجا أخيرا فعل شيئا حيال ذلك |
| Bu konuda bir şey bilmiyorum. | Open Subtitles | وتتألف من منفاخ هوائي وأزرار ومفاتيح شبيهة بمفاتيح البيانو لإنتاج النغمات المختلفة لا أعرف شيئا عن ذلك |
| Bu sefer haddini iyice aştı, artık Bu konuda bir şey yapmalıyız. | Open Subtitles | ، لقد فاقت الحدود هذه المرة . لابد أن نفعل شيئاً حيال هذا |
| Bu konuda bir şey bilmiyorum, bebeğim! | Open Subtitles | لا أعلم أى شيء بخصوص ذلك الأمر يا عزيزتي |
| Sana Bu konuda bir şey diyeceğim, ve dediğimi dinlemen lazım. | Open Subtitles | سأخبرك شيئاً بشأن هذا وأريدك أن تستمع لما أقوله |
| - Ben Bu konuda bir şey bilmiyorum. - Şimdi de ben seni arıyorum. | Open Subtitles | انا لا اعلم اي شيء بخصوص هذا ، والأن انا معك |
| Ama siz Bu konuda bir şey bilmiyorsunuzdur değil mi? | Open Subtitles | لم تعرف أي شيء حول هذا ، أليس كذلك ؟ |
| Ben yaşlanıyorum ama o yaşlanmıyor. Bu konuda bir şey yapmak gerek. | Open Subtitles | أتقدم بالعمر وهو لا، لابد من فعل شيء بشأن هذا الأمر |