| Şeytan ise bir kahraman. Bu muhabbet nereye gidiyor? | Open Subtitles | وصوّر الشيطان كالبطل إلى أين تقودنا هذه المحادثة ؟ |
| Brick, eminim Bu muhabbet... 1600'lü yıllarda güzeldi. | Open Subtitles | أتعلم يا"بريك" أراهن أن هذه المحادثة كانت تعتبرمحادثةحقيقةفيالستينات, |
| Madem birbirimizi bu kadar iyi tanıyoruz, Bu muhabbet ne diye o hâlde? | Open Subtitles | إذا كنّا نعرف بعضنا البعض, لِمَ كُلّ هذا الحديث إذن؟ |
| Bu muhabbet beni pek sarmadı. | Open Subtitles | هذا الحديث كئيب بعض الشيء بالنسبة لي |
| Gazetemi getirmeyi unutmuşum ama Bu muhabbet çok lezzetli. | Open Subtitles | نسيت إحضار صحيفتي إلى هنا لكن هذا الحوار الطويل رائع |
| Bu muhabbet onlara tamamen abuk subuk gelebilirdi. | Open Subtitles | لأن هذا الحوار سيكون على الأرجح تفاهةً لهم. |
| Bu muhabbet beni sanki kasıklarımdan tekme yemişim gibi hissettiriyor. | Open Subtitles | هذه المحادثة تشعرني كأن أحدًا ضربني في خصيتايّ! |
| Bu muhabbet uygunsuz bir hal almaya başlıyor. | Open Subtitles | هذه المحادثة التي نقوم بها ليست مناسبة |
| Pekala, şimdi Bu muhabbet sıkıcı olmaya başladı. | Open Subtitles | حسناً، هذه المحادثة تغدو مملة |
| Bu muhabbet kulağıma öyle geldi. | Open Subtitles | لأن هذه المحادثة تبدو كذلك. |
| Bu muhabbet beni yaşlandırmaya başlıyor. | Open Subtitles | هذا الحديث بدأ يصيبني بالضجر |
| - Sırf Bright Hope'da on bir tane. - John, Bu muhabbet yetti artık. | Open Subtitles | (إحدى عشر في (برايت هوب - (يكفي من هذا الحديث يا (جون - |
| Bu muhabbet hiç dönmeyecekti. | Open Subtitles | ثم أننا لن حتى يكون لها هذا الحوار. |
| Bu muhabbet çok iğrenç. | Open Subtitles | . هذا الحوار مقرف |