| Öyle ya da böyle, bu olacak birşeydi. | TED | كنا نعرف بطريقة أو بأخرى، بأن هذا سيحدث |
| Nasıl bilmiyorum, ne zaman olur bilmiyorum ama bu olacak. | Open Subtitles | , لا أعرف كيف , لا أعرف متى لكن هذا سيحدث |
| Bu korsan modası onun yarattığı, Jerry.... 90'ların yeni modası bu olacak. | Open Subtitles | هذه صيحة القرصان التي إبتكرتها هذه ستكون الصيحة الجديدة للتسعينيات |
| Şu meşhur ek tur. Şimdiye kadarki en eğlenceli tur bu olacak. | Open Subtitles | جولة المكافأة اللامعة ستكون هذه المرحلة هي الأكثر مرحاً حتى الآن |
| Bu yaz hakkında hatırlayacakları tek şey bu olacak. | Open Subtitles | ذلك سيكون كل ما سيتذكرونه بشأن هذا الصيف |
| Düşüşünün sebebi de bu olacak, Jaguar, yeni deneyimlere açık olmamak. | Open Subtitles | سيكون هذا سقوط الخاص بك، جاكوار، وعدم الانفتاح على التجارب الجديدة. |
| Dünyadaki en güzel ev bu olacak. | Open Subtitles | هذا سوف يكون اجمل بيت فى العالم كلة |
| Bir daha teşebbüs ederseniz bu olacak. | Open Subtitles | لأن هذا ما سيحدث تماما لو انزلقت ثانية |
| Gecenin aktivitesi bu olacak. | Open Subtitles | وسيكون ذلك هو النشاط الذي سنمارسه في أمسية الغد |
| Seninle birlikte ağlamaya başlarsam kendini tuhaf hissetme, ...çünkü bu olacak. - Harika. | Open Subtitles | و لا تستغرب إن شرعتُ بالبكاء معك، لأنّ هذا سيحدث. |
| sen ve Maggie bitirdiğinizde ki, sende biliyorsun bu olacak, | Open Subtitles | حينما تنفصل أنت وماجي وتعلم أن هذا سيحدث, |
| Evet, bir sürü havalı insanla tanışmak, bu olacak. | Open Subtitles | أجل ، مقابلة مجموعة من الأشخاص . الرائعين ، هذا سيحدث |
| Bu korsan modası onun yarattığı, Jerry... 90'ların yeni modası bu olacak. | Open Subtitles | هذه صيحة القرصان التي إبتكرتها هذه ستكون الصيحة الجديدة للتسعينيات |
| Üzgünüm ama bu gece yarısından sonra hayatın bu olacak. | Open Subtitles | اخشى عندما يأتي منتصف الليل هذه ستكون حياتك |
| Önümüzdeki gösteriye sponsorsuz çıkmak gibi. düşünsenize, hayatımdaki en zorlu yollardan biri bu olacak. | Open Subtitles | من دون راعي ، و هذه ستكون من أكبر التحديات في حياتي |
| Tanrı'ya şükür, ilk yemeğim bu olacak. | Open Subtitles | ستكون هذه المرة الأولى التي القوت ، والحمد لله. |
| Tamam. Bugün için benimde düsturum bu olacak. | Open Subtitles | حسناً، ستكون هذه هي كلمتي السحرية لليوم |
| Asgari acil durum yedek elektriğini açabilirim ama onarana kadar elimizde sadece bu olacak. | Open Subtitles | بإمكاني إعادة طاقة إحتياطيّة طارئة مُتدنية، لكن ذلك سيكون جلّ ما لدينا حتى أصلحه. |
| Senin ev ismin bu olacak çünkü büyük ve seksisin. | Open Subtitles | ذلك سيكون لقبك لأنك ضخم و مثير |
| ama 10 yaşında babam “Bir sonraki işin bu olacak” dedi. | TED | ولكن في 10 من العمر .. قال لي والدي . .. سيكون هذا عملك المقبل |
| Ve bence önümüzdeki on yıllarda tartışma konumuz bu olacak.. | Open Subtitles | وحسب رأي سيكون هذا موضوع الجدل في العقود القادمة |
| Ölmeden önce göreceğin son şey bu olacak. | Open Subtitles | هذا سوف يكون اخر شئ تراه قبل ان000 |
| Eninde sonunda evleneceğim, ve hepsi bu olacak. | Open Subtitles | سأتزوج عاجلا أم آجلا، هذا ما سيحدث |
| Senin yıkımın bu olacak. | Open Subtitles | وسيكون ذلك سبب سقوطك |
| Vice'ın sana 20 yıl sonra yapacağı da bu olacak. | Open Subtitles | طيله 20 عاماً و انا مُكَلَف بهذا الواجِب |
| Evet, Kazan bunu istiyorsa eline geçen de bu olacak." | Open Subtitles | إن أراد المخرج (كازان) ذلك، فسيحصل عليه." |