| Bunu sürekli duyuyorsundur muhtemelen ama şimdiye kadar gördüğüm en güzel kadınsın. | Open Subtitles | ربما تسمعين هذا طوال الوقت لكنكِ أجمل امرأة رأيتها على الإطلاق |
| Bunu sürekli yaptığımız zamanları hatırlıyor musun? | Open Subtitles | هل تتذكرينَ عندما إعتدنا أن نفعلَ هذا طوال الوقت |
| Bak, çok özür dilerim. Bunu sürekli yapıyorum ama sadece bir... | Open Subtitles | انظر , انا حقاً آسفة , أعلم أنني أفعل هذا طوال الوقت , انها فقط |
| Yukarı Doğu Tarafı'nda biraz daha takıldığında Bunu sürekli göreceksin. | Open Subtitles | ابقى بجوار الجانب الشرقي مدة أطول وسترى ذلك طوال الوقت |
| İnsanlar Bunu sürekli söyler, fakat aslında ne anlama gelir ve neden önemlidir? | TED | يقول الناس ذلك طوال الوقت ولكن ماذا يعني حقاً ولماذا ذلك مهم؟ |
| Tifüs kadar somut bir şey bu. Bunu sürekli görüyorum. | Open Subtitles | يجب أن يعُالجوا,إنهم كالتيفود إني أرى هذا طول الوقت |
| Bunu sürekli boynunda taşımanı istiyorum. | Open Subtitles | اريدكِ ان تلبسي هذه دائماً |
| Bak, Bunu sürekli yapmıyorum. | Open Subtitles | أنظر ، أنا لا أفعل هذا طوال الوقت |
| Tabiki, sen Bunu sürekli yapıyorsun. | Open Subtitles | أنتِ تفعلين هذا طوال الوقت بالطبع! |
| Ona Bunu sürekli söylüyorum. | Open Subtitles | أقول له هذا طوال الوقت. |
| - Kadınlar Bunu sürekli yapıyorlar, tatlım. | Open Subtitles | -النساء يفعلن هذا طوال الوقت |
| - Bunu sürekli söylüyorum. | Open Subtitles | - أقول هذا طوال الوقت |
| Bunu sürekli yaparım ama sizler beni gerçekten umursadınız. Bu özeldi. | Open Subtitles | أنا أفعل ذلك طوال الوقت أنتم أيها الرفاق تعلقونى طوال الوقت بهذا |
| Anne, biliyorum. Bunu sürekli söylüyorsun. | Open Subtitles | حسناً، أنا أعرف ذلك أنت تقولين لي ذلك طوال الوقت |
| Sadece Bunu sürekli yapmaktan bıktım. | Open Subtitles | ولكن تعبت من فعل ذلك طوال الوقت |
| Moron, Bunu sürekli söyleyip duruyorsun. | Open Subtitles | أيها البليد. أنّك تقول ذلك طوال الوقت. |
| Bunu sürekli kullanmak hoşuma gitmiyor. | Open Subtitles | لا أحب إستخدام هذه دائماً |