| Çünkü o insanların hayatını kurtarmak için burada kalması gerekiyordu. | Open Subtitles | لأنّه كان يجب أن تبقى هنا حتى تنقذ أرواح هؤلاء الناس |
| Eğer yan etkiler yaşıyorsa ona yardımcı olabilmemiz için burada kalması gerek. | Open Subtitles | ...إذا ظهرت عليها آثار جانبية، ينبغى أن تبقى هنا حيث يمكننا مساعدتها... |
| Aynı şekilde bu kızın da burada kalması lazım. | Open Subtitles | بنفس الكيفية تحتاج هذه الفتاة للبقاء هنا. |
| Şey... burada kalması için bir neden yoktu. | Open Subtitles | لأنه لا يملك سبباً للبقاء هنا |
| Birinin burada kalması, birinin de o kapıyı açması gerek. | Open Subtitles | يجب أن يبقى أحدنا هنا وعلى الآخر أن يفتح الكوّة |
| Birisinin burada kalması gerekiyor, tamam mı? | Open Subtitles | شخص ما يجب أن يظل هنا,حسنا؟ |
| Kadın adamla evli ve burada kalması için beş yıldır mücadele ediyorlar. | Open Subtitles | وهى زوجته وهم يحاربوا منذ خمس سنوات لإبقائه هنا |
| Gerçi bir süre burada kalması gerekir. | Open Subtitles | مع ذلك , لابد أن تبقى هنا بصفة مؤقتة |
| O halde burada kalması ikiniz için de güzel olmaz mı? | Open Subtitles | اذن, سيكون لطيفا لكما ان تبقى هنا ؟ |
| burada kalması gerekiyor. | Open Subtitles | يجب أن تبقى هنا. |
| Neler yapabileceğini biliyorsun. Bayan Werther'ın burada kalması gerekiyor. | Open Subtitles | تعلمين بما هو قادرٌ على فعله الآنسة (ورتير) سوف تبقى هنا |
| burada kalması gerekiyordu. | Open Subtitles | هو إفترض للبقاء هنا. |
| Eğer Bay Shackspear teklife itimat göstermiyorsa o zaman burada kalması tamamen hoş karşılanacaktır. | Open Subtitles | إذا كان السيد (شكسبير) يُشكك في هذا العرض ثم انه مرحبٌ به تماماً للبقاء هنا |
| Birinin burada kalması, diğerinin de kapıyı açması gerek. | Open Subtitles | يجب أن يبقى أحد هنا وعلى الآخر أن يفتح الباب |
| Yedek almak için kullanıyorum o yüzden burada kalması gerekiyor. | Open Subtitles | استخدمه للنسخ الاحتياطية, لذا يجب أن يبقى هنا |
| Ama birinin son ana kadar burada kalması gerekiyor. | Open Subtitles | ولكن على أحد أن يبقى هنا وينتظر حتى اللحظة الأخيرة |
| - Çözene kadar burada kalması en iyisi. | Open Subtitles | -الأفضل أن يظل هنا حتى نعرف |
| Hafta sonu burada kalması gerekiyor. Bana bir kıyak yap ve haberi ver, tamam mı? | Open Subtitles | أخشى أننا سنضطر لإبقائه هنا في عطلة نهاية الأسبوع، فلتسدي إلي صنيعاً وتبلغيه بذلك |