| Şu kocamış ceviz ağacının orada gözcünün biri tarafından ölesiye dövüldü. | Open Subtitles | ضُرب حتى الموت بواسطة مراقب، بالقرب من شجرة البقان القديمة البائسة |
| Kurban, yaklaşık çeyrek milyon dolarlık bir gitarla dövüldü. | Open Subtitles | أظن أن ضحيتنا ضُرب حتى الموت بغيتار ثمنه ربع مليون دولار |
| Yıllar önce uzaklaştırılması gereken bir manyak tarafından dövüldü. | Open Subtitles | تعرض للضرب حتى قبل نوتر وينبغي أن الذين تم يبعد عاما. |
| 19 Nisan 1989 gecesi New York City'deki Central Park'ta bir koşucu vahşice dövüldü ve kendisine tecavüz edildi. | Open Subtitles | في مساء 19 إبريل 1989 تعرضت مهرولة للضرب بوحشية و الإغتصاب في المنتزة المركزي في مدينة نيويورك |
| Muhtemelen erkek arkadaşı ya da pezevengi tarafından dövüldü. | Open Subtitles | ربما ضربها عشيقها أو القواد المسئول عنها |
| On dokuzu çukurda ölesiye dövüldü, diğer dokuzu elendi. | Open Subtitles | , تسعة عشر تم ضربهم حتى الموت وتسعة تمت إبادتهم |
| Cüceler tarafından dövüldü tüm zincirlerden daha sağlam. | Open Subtitles | تم صياغته بواسطة الاقزام اقوى من اي قيد اخر |
| Casterly Kayasi'nda dövüldü. | Open Subtitles | تم سبكها في القلعة الصخرية. |
| "John Mary'i dövdü"den "Mary John tarafından dövüldü. "'ye varmış olduk. | TED | لقد انتقلنا من "جون ضرب ماري" إلى "ماري ضربت بواسطة جون". |
| Gerçek bombacı tarafından onun dediği gibi dövüldü mü yoksa tuvalette bombayı kurarken mi kayıp düştü bilemiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم إن كان قد ضُرب على رأسه من قبل المفجّر الحقيقيّ كما يقول أو أنه انزلق وارتطم رأسه بالمرحاض |
| Yeni ulaşan flaş haber, Long Beach yakınlarında bir adam öldüresiye dövüldü. | Open Subtitles | نبأ عاجل من لونج بيتش ضُرب رجل حتى كاد يفارق الحياة وننتقل إلى مسرح الجريمة مع مراسلتنا |
| Şimdi, iki gün önce, bu adam öldüresiye dövüldü. | Open Subtitles | قبل اقل من يومين هذا الرجل ضُرب حتى كاد أن يموت |
| Kurban ölene kadar bir gitarla mı dövüldü? | Open Subtitles | ضحيتنا ضُرب حتى الموت بواسطة غيتار؟ |
| Paten sahasında öldürüldü, patenle dövüldü, tamam. | Open Subtitles | ,تم قتلها في الحلبة تعرضت للضرب بمزلجه , تمام |
| Haksız birşekilde hapisaneye gitti ve dövüldü. | Open Subtitles | لقد زُجّ به إلى السجن ظُلماً، وتعرّض للضرب |
| Üçüncüsü kendi hizmet robotu tarafından dövüldü. | Open Subtitles | والثالث تعرض للضرب حتى الموت بواسطة روبوت الخدمة الخاص به. |
| Bu kadın, ismi “V” olsun, ölmeden önce 50 dakika boyunca dövüldü. | TED | المرأة، دعونا ندعوها "v"، تم ضربها لأكثر من 50 دقيقة قبل أن تموت. |
| dövüldü, tutuklandı, taciz edildi. | TED | تم ضربها واعتقالها وملاحقتها. |
| Leith katliamından önce üç tane Yaralı sırt tünellerin dışında dövüldü. | Open Subtitles | ثلاث من أصحاب الندب تم ضربهم خارج الأنفاق فقط قبل حادثة السوق, وتركوا عراة |
| İki adamım az önce suyla dövüldü. | Open Subtitles | إثنان من رفاقي تم ضربهم بقارورة ماء |
| Ölümsüz aşktan dövüldü. | Open Subtitles | الذي تم صياغته من الحب الأبدي. |
| Casterly Kayası'nda dövüldü. | Open Subtitles | تم سبكها في القلعة الصخرية. |
| Dün gece 22:32'de, o ölü çocuklardan üçüncüsü bir motel odasında ölesiye dövüldü. | Open Subtitles | ليلة أمس عند 10: 32، الثالثة من اولئك المراهقين الميتين قد ضربت حتى الموت في غرفة نُزل |
| Taş attığını itiraf etmeyi reddettiği için dövüldü ve nihayetinde, hapishaneden salıverildiğinde ölümüne sebep olan bir takım iç yaralanmaları vardı. | TED | تم ضربه حين رفض الاعتراف برميه للحجارة، وبالنتيجة، تعرض لإصابات داخلية أدت إلى وفاته مباشرة بعد أن أطلق سراحه. |