| Okulda çocuklara eşitliği öğretmek onlara ne düşünmeleri gerektiğini öğretmek değildir. | TED | إن تعليم الأطفال المساواة في المدارس لا يتم فقط بتعليمهم كيف يفكرون. |
| İnsanlar kamu politikalarını düşünürken mutluluk kavramını da düşünmeleri gerektiğinin farkındalar. | TED | يعترف الناس بأن عليهم التفكير بالسعادة عندما يفكرون بالسياسة العامة. |
| Bu yüzden, yeteneklerini toplumdaki bir ihtiyaca oranla nasıl geliştireceklerini ve aynı zamanda kendi büyümelerini nasıl yönlendireceklerini düşünmeleri oldukça heyecan verici bir yol. | TED | لذلك هي من الطرق الممتعة فعلًا عندما كانوا يفكرون بكيفية جذب قدراتهم لملاقاة حاجات مجتمعهم ويوجهون نموهم بذات الوقت |
| Ve gerçekten deli olduğumu düşünmeleri için çıplaklar dergisinden bir meme ucu kesip onu virgül olarak bile kullandım. | Open Subtitles | ولكي أجعلهم يظنون بأني مجرم مختل حقيقي لقد قطعت صورة حلمة من مجلة حلمات لكي أستعمله مؤقتاً |
| Bilgileri verene kadar onlara düşünmeleri için izin veriyorum ama yargılanma günleri gelecek onlar bize cevap verir. | Open Subtitles | أجعلكم يظنون انهم هم من يقوم بأصدار الاموار ، إلى الأن ولكن عندما يأتي يوم الحساب يجيبوننا؟ |
| Şu anda seni rehin aldığımı düşünmeleri gerekiyor. | Open Subtitles | حسناً، الآن من الضروري أن يعتقدوا أنني أخذتك رهينة |
| Yavaşça kanat.Biraz düşünmeleri, için zaman ver. | Open Subtitles | اجعلهم ينزفوا ببطء اجعلهم يفكروا فى موتهم |
| Elbette, önemli medya eleştirmenleri çizgi romanlarını övüyor insanlara ne düşünmeleri gerektiğini söylüyorlar. | Open Subtitles | أن مجلاته الهزليه أصبحت مفضله بالتاكيد لدى الناس لأنها تخبرهم كيف يفكرون |
| Büyük ihtimalle böyle düşünmeleri için illüzyon kullanmıştır. | Open Subtitles | يبدو أنه استخدم تقنية الوهم ليجعلهم يفكرون هكذا |
| Bizim muhtaç olduğumuzu düşünmeleri bile ne kadar etkimiz altında olduklarının bir göstergesidir. | Open Subtitles | حقيقة انهم يفكرون بأننا نحن ذوي الحاجة للعون هو إقرار بتفوقنا |
| İşte bu yüzden yıllar boyu insanlara kendileri için düşünmeleri ve o yönde harekete geçebilmeyi öğrettim. | Open Subtitles | ومن أجل ذلك أمضيت سنين عدة.. أعلم رجالاً ونساءً كيف يفكرون ويعملون لأجل أنفسهم. |
| Ama bu öğrencilere ne düşünmeleri gerektiği doğrudan söyleniyordu, onlar da denileni yapıyordu. | TED | لكن هؤلاء الطلبة قد قيل لهم سلفا بماذا و كيف يفكرون و هم اطاعوا . |
| Tek sorun ise, bir yetişkin olduğumu düşünmeleri. | Open Subtitles | المُشكلة الوحيدة هي انهم يظنون اني راشدة |
| Hayatım, böyle düşünmeleri için tek bir sebep bile yok. | Open Subtitles | عزيزتي، لا يوجد شيء بالعالم يجعلهم يظنون هذا. |
| Cinsel tercihimin hayatımdaki en enteresan şey olduğunu düşünmeleri beni endişelendiriyor. | Open Subtitles | أنا قلقة من أنهم يظنون أن ميولي الجنسية هي أكثر ما يثير الاهتمام بشأني. |
| Almanların, Roma'nın kuzeyine yeni bir amfibik saldırı olacağını düşünmeleri için özenle hazırlanmış bir aldatmaca planı da uyguladılar. | Open Subtitles | كما أستخدموا أيضاً خطة خـداع دقيـقه هدفت إلى جعل الألمان يظنون أنهم يعدون (لأنـزال بـرمـائى أخـر فـى شـمـال (رومـا |
| Tek sorun ise, bir yetişkin olduğumu düşünmeleri. | Open Subtitles | المُشكلة الوحيدة هي أنهم يعتقدوا اني ناضجة |
| Onca yıl çocuklarının ölmüş olduğunu düşünmeleri nasıl bir duygudur hayal dahi edemiyorum. | Open Subtitles | لا يُمكنني تصور ذلك كيف بدا الأمر بالنسبة لهم طوال تلك السنوات وهم يعتقدوا أن ابنهم قد مات |
| Bunu düşünmeleri çok garip çünkü bunu hiç aklımdan geçirmemiştim. | Open Subtitles | من المضحك أن يفكروا فى هذا لأننى نفسى لم أفكر فى ذلك |
| Bu şekilde düşünmeleri normal. | Open Subtitles | انه من الطبيعي ان يفكروا هكذا |