| Daha da fazlası. Kendini bu işe adamış. | Open Subtitles | إنه أكثر من ذلك، إنه متفاني |
| Bundan da fazlası. | Open Subtitles | إنه أكثر من ذلك. |
| - Evet, hızlı. - Hızlıdan da fazlası var. | Open Subtitles | نعم إنه سريع - إنه أكثر من سريع - |
| İşte 100.000 doların. Biraz da fazlası var. Benden. | Open Subtitles | خذ المئة ألف الخاصة بك إتضح لنا أنها فائضة, هدية منّي |
| İşte 100.000 doların. Biraz da fazlası var. Benden. | Open Subtitles | خذ المئة ألف الخاصة بك إتضح لنا أنها فائضة, هدية منّي |
| %90'dan da fazlası su. Bu nedenle bunu buharlaştırmalıyız. | TED | إنها أكثر من 90 في المئة مياه، لذلك نحتاج إلى ترك ذلك يتبخر. |
| Bu kendini geliştirmeye açık olmaktan da fazlası. | TED | إنها أكثر من مجرد كونكم منفتحين للتطوير الذاتي. |
| Bundan da fazlası, Diane. | Open Subtitles | إنه أكثر من ذلك , دايان. |
| İşte 100.000 doların. Biraz da fazlası var. Benden. | Open Subtitles | خذ المئة ألف الخاصة بك إتضح لنا أنها فائضة, هدية منّي |
| Daha da fazlası. Bir mucize o. Teşekkür ederim. | Open Subtitles | . إنها أكثر من ذلك إنها مُعجزة , شكراً لكِ |
| Yönetmenlik bir sanat değil, daha da fazlası. | Open Subtitles | صناعة الأفلام ليس فنا. إنها أكثر من ذلك. |
| Daha da fazlası. | Open Subtitles | إنها أكثر من ذلك |