| O fikir değiştirmişti ama yetimhanenin şişko bekçisi beni tutuyordu. | Open Subtitles | لقد غيرت رأيها ثم تقيدت من صاحب الملجأ البدين الوغد |
| Charlotte kısır döngüsünü bozmaktan daha fazlasını yapmış resmen genlerini değiştirmişti. | Open Subtitles | شارلوت قد فعلت أكثر من كسر النمط. وقالت إنها غيرت الواقع الجنسين. |
| Yıldızlardan takip edebildiği kadarıyla, gece boyunca balık ne davranış biçimini ne de yönünü değiştirmişti. | Open Subtitles | لم تغير السمكه أبدا مسارها " " .. و لا غيرت إتجاهها طوال الليل ذلك ما أدركه الرجل العجوز " " من رؤيته لمواقع النجوم |
| Meclis üyeleri ve senatörlerin sitelerin karartıldığı gün içerisinde yavaşça taraf değiştirmelerini izlemek mükemmeldi. 100 kadar temsilci taraf değiştirmişti. | Open Subtitles | إنَّ مشاهدة رجال الكُنگرس و الشيوخ ينقلبون ببطء خلال يوم الإظلام كان أمرا لا يٌصدّق غيّر أكثرُ من مئة نائب مواقفهم |
| Fakat o anda, biliyordum ki eğitim hayatımı değiştirmişti. | TED | ولكن في تلك اللحظة، أدركت أن التعليم غيّر حياتي. |
| Onu aradılar ama adını değiştirmişti ve ebediyen ortadan kaybolmuştu. | Open Subtitles | لقد بحثوا عنها و لكنّها كانت قد غيّرت إسمها و اختفت منذ فترةٍ طويلة |
| Lewis henüz bilmiyordu ancak, küçük bir fikirle bankacılığı sonsuza dek değiştirmişti. | Open Subtitles | أترون ؟ لويس لم يكن يعرف ذلك حينها لكنه كان بالفعل غير العمل البنكي الى الأبد بـ فكرة واحدة بسيطة |
| Yaşamını değiştirmişti ve herkes onu seviyordu. | Open Subtitles | لقد غيرت حياتها و كان الجميع يحبونها |
| Yani, şunu söyleyebilirim ki, Ellie'yi tanımak hayatımı değiştirmişti. | Open Subtitles | انا اقصد ان معرفتي بايلي قد غيرت حياتي |
| Benim ilk sene balomda, bir tanesi hayatımı değiştirmişti. | Open Subtitles | فى ليلة تخرجى واحدة منهم غيرت حياتى |
| Son baktığımda ilişki durumunu değiştirmişti. | Open Subtitles | أم، آخر مرة راجعت، وقالت انها غيرت علاقتها الوضع، so-- |
| Greta gerçek dünyadan hoşlanmaya başlar başlamaz, Karma, Billie'nin ses tonunu değiştirmişti. | Open Subtitles | لكن النكهة تزول بعد ثانيتين عندما بدأت (غريتا) تستمتع بأمور العالم العصري (غيرت العاقبة نبرة (بيلي |
| O sekiz dakika hayatımı değiştirmişti. | Open Subtitles | غيرت تلك الثماني دقائق حياتي. |
| Tamam ama o zaman sadece bir günü değiştirmişti. | Open Subtitles | -ولكنك غيرت يوم واحد تلك المرة |
| Müttefik komuta yapısındaki radikal değişim durumu değiştirmişti. | Open Subtitles | ما غيّر الموقف كان إعادة تنظيم جذريّة لتركيب قيادة التحالف |
| Davranışlarını değiştirmişti çünkü onu daha iyi olmaya ikna etmiştin. | Open Subtitles | لقد غيّر أسلوب حياته لأنّكِ جعلته رجلاً أفضل. |
| Ertesi gün bizi almak için geldi ama babam tüm kilitleri değiştirmişti. | Open Subtitles | ورجعتْ في اليوم التالي لأخذنا. وكان أبي قد غيّر أقفال البيت. |
| Bu yanlış atış sadece bir isabetten ibaret değildi ayrıca her şeyi de değiştirmişti. | Open Subtitles | هذه الطلقة الخطأ لم تكن مجرد هدف هذا غيّر كل شيء |
| Muhtemelen peruk takmıştır, kıyafetlerini değiştirmişti. | Open Subtitles | ربّما إرتدت شعراً مستعاراً , غيّرت ملابسها |
| O videolar oyunun rengini değiştirmişti. | Open Subtitles | تلكَ الفيديوهات غيّرت الُّلعبه |
| Lewis henüz bilmiyordu ancak, küçük bir fikirle bankacıIığı sonsuza dek değiştirmişti. | Open Subtitles | كما ترون، (لويس) لم يعرف الأمر بعد، لكنه بالفعل غير المصارف للأبد بفكرة واحدة بسيطة. |
| Gitmeden önce bu kıyafetleri değiştirmişti. | Open Subtitles | لقد غير ملابسة قبل أن يغادر بتلك الملابس |