| Henüz emin değiliz ama saldırıya teşebbüs vakası gibi. Kadına yaklaşmak üzere. | Open Subtitles | ولكن يبدو وكأنّها محاولة إعتداء سيصل إليها قريباً |
| Henüz emin değiliz ama saldırıya teşebbüs vakası gibi. Kadına yaklaşmak üzere. | Open Subtitles | ولكن يبدو وكأنّها محاولة إعتداء سيصل إليها قريباً |
| Pek emin değiliz ama görünüşe göre, saldırı, virüs ve panzehirle ilgili. | Open Subtitles | لا نستطيع أن نتأكد.. ولكن يبدو أن الهجوم له صلة بالفيروس و المضاد. |
| Bir otobanda kendi halinde duran, terk edilmiş bir araba değiliz. Ama eğer bir şekilde öyleysek bile, endişelenmeyin. | TED | نحن لسنا سيارات متروكة مركونة وتجلس فارغة في احد الطرق السريعة، وإذا كنا كذلك بطريقة أو بأخرى، لا تقلق. |
| Varlıklı insanlar değiliz ama Ollie'nin okul öncesi eğitimi için $12.000 harcadık. | Open Subtitles | نحن لسنا أثرياء . لكننا ننفق12ألف دولار سنوياً في التعليم الأبتدائي لأولي |
| Katilin zombi olup olmadığından emin değiliz ama öyle görünüyor. | Open Subtitles | نحن لسنا متأكدين كان أول القاتل غيبوبة، ولكن يبدو مثل ذلك. |
| Neden hedef olduklarından tam emin değiliz ama katilin bir cerrah olabileceğine inanıyoruz. | Open Subtitles | نحن لسنا متأكدين لما تم استهدافهم، لكننا نعتقد بإن القاتل ربما يكون جراح. |
| İşte bu bir dalga etkisi: biz kusursuz bir şehir değiliz ama daha iyi olabilmek için her gün çalışıyoruz. | TED | هذا هو تأثير الموجة. نحن لسنا مثاليين كمدينة، لكن، نحن نعمل لنكون أفضل كل يوم. |
| Biz bilimsel bir tanımlama için hazır değiliz, ama işte aklıselim bir tanım. | TED | نحن لسنا جاهزين لتعرف علمي لكن هاكم تعريف بديهي |
| Aslında, hala çok emin değiliz, ama iyileşmeye yardım ettiğini düşünüyoruz. | TED | حسنا، نحن لسنا على يقين بعد، ولكن البعض يفترض أنها تساعد على الشفاء. |
| Yani, aşıya yakın değiliz ama o yöne doğru gidiyoruz. | TED | لذا، نحن لسنا بذلك القرب من الانتهاء منه لكننا سنصل الى ذلك. |