| Basit ses komutlarına uyması için eğittiğimiz denizanasını kullanırız. | Open Subtitles | قناديل البحر التدريب تعلمناه الاستماع إلى الأوامر الصوتية البسيطة. |
| Birileri denizanasını beslese iyi olur. | Open Subtitles | على أحدهم إطعام قناديل البحر هذه. |
| Yani Powell, insan beyni üstünde deney yapmak için bu denizanasını kullanıyor. | Open Subtitles | اذا (باول) يستعمل قناديل البحر لاجراء اختبارات على أدمغة البشر |
| Ve aslında elektronik denizanasını yemeye çalışıyor görünüyor. | TED | والفكرة انه كان يحاول ان ياكل قنديل البحر الالكتروني |
| Elektronik denizanasını, sistemi kurduktan dört saat sonra devreye girecek şekilde programladık. | TED | أربع ساعات في التحضير، لقد قمنا ببرمجة قنديل البحر الالكتروني ليتقدم للمرة الاولى. |
| Akıntı, denizanasını resife doğru taşırken kelebek balıkları ona katılır. | Open Subtitles | عندما يحمل التيار قنديل البحر إلى الشعب المرجانية ينضم سمك الفراشة |
| Süngerbob'un o denizanasını evcil hayvan olarak alıp tasma taktığı bölümü hatırlıyor musun? | Open Subtitles | هل تذكر عندما أحضر (سبونج بوب) قنديل البحر ظناً منه أنه حيوان أليف وربطه في سلسلة؟ |
| denizanasını alacağımız adamın adı Duncan Santos. | Open Subtitles | الرجل الذي يملك قنديل البحر خاصتنا يدعى (دانكن سانتوس) |
| denizanasını tutuklayamazsın. | Open Subtitles | لا يمكنك اعتقال قنديل البحر |
| denizanasını hiç sevmem. | Open Subtitles | أكره "قنديل البحر" |
| denizanasını al. | Open Subtitles | خذ قنديل البحر |