| - Biliyorum ama bazen o dergiyle evlenmişsin sanıyorum. | Open Subtitles | ولكنى اعتقد احيانا انك تزوجت من المجلة بدلا منى. |
| Bu, dergiyle onun arasında. Benim işim resimleri göndermek ve onu çeken kişinin rızasını almaktır. | Open Subtitles | هذا بينها و بين المجلة, عملي هو أن أرسل الصور و أحصل على الموافقة على أي من إلتقطهم |
| Benim için önemli ama ve sadece dergiyle alakalı değil. | Open Subtitles | حسنا , لكنها تعني شيئا بالنسبة لي وهو ليس فقط بخصوص تلك المجلة |
| Öğrencilerin işleriyle, dergiyle şiirinle bunu kanıtla. | Open Subtitles | مع اعمال طلابك مع المجلة مع قصيدتك الجديدة |
| Eve, elinde ona verdiğim dergiyle geldi. | Open Subtitles | لقد وصلت إلى البيت و تحمل المجلّة التي أعرتها لها |
| Ben de yuvarladığım dergiyle burnuna vurduğum için özür dilerim. | Open Subtitles | اسفة انني ضربتك بقوه على انفك بلفافة المجلة |
| dergiyle çalışan ortalama bir karikatürist her hafta on veya onbeş fikir üretir. | TED | معدل الرسّامين الذين يستمرون مع المجلة يرسمون 10-15 فكرة كل أسبوع. |
| Bu dergiyle fazla ilişkilendirilmek istemiyorum. Anlayamadım? | Open Subtitles | لا أريد أن أكون مرتبطة بهذه المجلة |
| Bu dergiyle fazla bağdaşmak istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد أن أكون مرتبطة بهذه المجلة |
| Çalıştığı dergiyle görüştüm. | Open Subtitles | تحدّثتُ إلى المجلة التي يعمل بها. |
| Onun için bu dergiyle ilgilenecek diye boş yere nefes tüketiyorsunuz. | Open Subtitles | آملاً أنه سوف يُلقي بالاً لهذه المجلة. |
| Al, - bana bu dergiyle vur. | Open Subtitles | هنا إضربني بهذه المجلة |
| Benim adım bu dergiyle eş anlamlıdır. | Open Subtitles | اسمي مُترادف مع هذه المجلّة. |