| Bizim için ana başlık tabi ki Doğu Avrupa'nın geleceği ve bilhassa Polonya'ydı. | Open Subtitles | بالنسبة لنا، بالطبع، كان الشاغل الرئيسي هو مستقبل أوروبا الشرقية ومن قبلها بولندا |
| Müttefikler, savaş sonrasında Doğu Avrupa'nın Sovyet hakimiyet alanı olmasında anlaştılar. | Open Subtitles | اتفق الحلفاء أنه في مرحلة ما بعد الحرب ستكون أوروبا الشرقية منطقة خاضعة للنفوذ السوفياتي |
| Doğu Avrupa'nın dört bir yanından silah imalatçılarıyla ilişki kurmaya başladık. | Open Subtitles | نُقوِّي العلاقات مع مُصنعيِّ الأسلحة في أوروبا الشرقية |
| Mühimmat beş para etmezdi ve Doğu Avrupa'nın dört bir yanından yeni tedarikçiler bulmak için Arnavutluk'ta tıkılı kalmıştım. | Open Subtitles | وكنتُ عالقاً في ألبانيا مُحاولاً إيجاد مُمولين جدد مِن كافة أنحاء أوروبا الشرقية |
| Biz olmasaydık, bu ruh Doğu Avrupa'nın ya da Asya'nın karaborsalarının herhangi bir yerinde olabilirdi. | Open Subtitles | بدوننا هذه الروح ستكون فى مكان ما فى أسواق - شرق أوروبا أو أسيا |
| Doğu Avrupa'nın üstünü örten bulutun Amerikan uydularının, Polonya yakınındaki Sovyet bölüklerinin hareketini izlemesini engellediği söyleniyor. | Open Subtitles | " تشويش على شرق أوروبا " "أُعلن أنه يمنع الأقمار الأمريكيةالإصطناعية" "من مراقبة تحركات الغواصات السوفييتية" |
| Sovyet ordusu, Doğu Avrupa'nın yukarı ve aşağısında Alman savunmasını paramparça ediyor. | Open Subtitles | الجيش السوفياتي وتمزيق الدفاعات الألمانية صعودا وهبوطا أوروبا الشرقية. |
| Doğu Avrupa'nın her yerinde bir düzine saldırının şüphelileri. | Open Subtitles | مُتهمان في العديد من قضايا الإغتيال في أوروبا الشرقية |