| Downton'daki hayatimi düsününce burasi baska bir dünya gibi geliyor. | Open Subtitles | عندما أفكر بحياتي في الداون تاون تبدو لي كعالم آخر |
| Hastane eğitimi var ve her zaman Downton'a zaafı olmuştur. | Open Subtitles | إنه متدرب في المستشفى ودائماً ماكانت الداون تاون نقطة ضعفه |
| Gerçek şu ki, benimle kaçmak isteyene kadar Downton'da kalacağım. | Open Subtitles | والحقيقة بأني سأبقى في الداون تاون حتى تقرري الهروب معي |
| Downton'da çok fazla şey söylemediğim için teşekkürler, kusura bakmayın. | Open Subtitles | أعتذر عن عدم قولي الكثير ولكن شكراً لكم.. في داونتن |
| Onun yüzünden Downton giderse, işine ihanet etmiş gibi düşünecek. | Open Subtitles | هو يشعر أنه يقوم بخيانة (داون تاون) أذا جعلها تخسر. |
| Downton'da buluşacağız. Buradayken çay içmek istiyor. | Open Subtitles | اللقاء سيكون في داونتون يريد شرب الشاي عندما يكون هنا |
| Savas parmaklarini Downton'a uzatip kizlarimizi dagitiyor. | Open Subtitles | وصلت أصابع الحرب الطويلة للداون تاون وبعثرت فراخنا |
| Downton devlet sistemi gibi iş görmeli yoksa hiç iş göremez. | Open Subtitles | يجب أن تعمل الداون تاون كجزء من النظام الرسمي أو لا يمكن أن تعمل على الإطلاق |
| Downton bizim evimiz ve istediğimiz her arkadaşı, her akrabayı çağırabiliriz. | Open Subtitles | الداون تاون هي مسكننا ومنزلنا وسنرحب فيه بأي أصدقاء أو علاقات نختارها |
| Downton'ın onurunu ayakta tutmalıyız, değil mi? | Open Subtitles | ينبغي علينا الحفاظ على شرف الداون تاون أليس كذلك ؟ |
| Siz burada yokken tam olarak Downton'dan kim sorumlu? | Open Subtitles | من المسؤول بالضبط عن الداون تاون عندما لا تكون هنا ؟ |
| Ama sonsuza kadar Downton'da kalamazsın, değil mi? | Open Subtitles | ولكنك لن ترضى بالبقاء في الداون تاون للأبد .. |
| İşe yaradığım bir yere gitmeliyim ve bu yer, korkarım ki, artık Downton Malikanesi değil. | Open Subtitles | علي أن أذهب حيث أكون مفيدة وذلك المكان أخشى بأنه لم يعد الداون تاون |
| "Gerçek şu ki, benimle kaçmak isteyene kadar Downton'da kalacağım." | Open Subtitles | ولكن الحقيقة هي سأبقى في الداون تاون حتى تقرري الهرب معي |
| Noel'i Downton'da geçirip yeni yılda ayrılmayı planlıyorum. | Open Subtitles | أخطط لإمضاء عيد الميلاد في داونتن ثم أغادر في السنة الجديدة |
| Ama bunlar Downton'daki son aylarım olacak ve sen her daim benim dostum oldun. | Open Subtitles | ولكن ستكون هذه آخر شهور لي في داونتن وكنت دائماً مناصرة لي |
| Downton'daki son anım olarak mutlu bir Noel olacak. | Open Subtitles | ثم سنقضي عيد ميلاد سعيد كآخر ذكرى لي في داونتن |
| - Hepimiz giderdik. - Downton'a daha yakın bir yer yok. | Open Subtitles | لقد فعلنا جميعاً - "ليس هنالك من مكان أفضل بالقرب من "داون تاون - |
| Aynı fikirdeyim ama hepsi yakında Downton'u terk etmiş olacak. | Open Subtitles | أتفق معكِ لكن جميعهم سيرحلون عن "داون تاون" قريباً |
| Leydi Mary ile Downton'a yakın bir ev alma niyetindeyiz. | Open Subtitles | أنا والآنسة (ماري) نعتزم شارء منزل "بالقرب من "داون تاون |
| Artık James'sin ve Downton'da kaldığın süre boyunca James olacaksın. | Open Subtitles | أنت "جيمس" الآن ، وستبقى "جيمس" بينما أنت في "داونتون" |
| Hayır, hiç de değil ama o Downton'a ait değil. | Open Subtitles | لا .. إطلاقاً ولكنه لا ينتمي للداون تاون |